11 Kas 2009

Kendimle Diyalog, Monolog mudur?



Acıma yavrucuğum, ayıp acımak!
Sen kendini ne sanıyorsun da elin insanına acıyorsun?
Acımasız ol demiyorum, lafı k.çından anlama!
Tamam merhamet lazım ama abartma.

Off ki ne Off...
Çok saçma bir yazı okumak zorunda değilsiniz. Ne geliyorsa yazıyorum, kendimle konuşuyorum şu anda.

Acıyorum ve acıyınca gerçek duygularımdan uzaklaşıyorum. Kararlarım gerçekçi olmuyor.

Uzak kalayım dediğime yaklaşmak için içimdeki canavar beni zorluyor.
İnsanlar, nasıl istiyorsa öyle davranıyorken; ben beklentilerini karşılamak istemiyorsam ne halt etmeye kendime eziyet ediyorum?

Kendi durduğum yerde kalıp, seni anlamıyor olabilirim. Anlamayayım yahu!
Herkes herkesi anlayacak, pış pışlayacak mı demiş birileri sana?

Kendi adıma şu anda bulduğum çözüm:
Gerçekten değer verdiklerin için anlaman gerekiyorsa anlamaya çalış.
Değer vermediklerin için eğer sana faydası olacaksa, gizli kalmış bir sorununu çözeceksen uğraş.
Yoksa zorlama kendini ama ACIMA DA!

Not: Delirmedim, sadece bu akşam yaşadığım bir olayı çözmeye çalıştım.

İyi günler,




Foto: effigies.net
Müzik: The Cardigans - Lovefool

16 yorum:

Su dedi ki...

acisan da acimasan da neyse o.

tuğba dedi ki...

acıma acınacak hale düşersin...

Uyumsuz dedi ki...

Aslı ya, cok alakasız olacak ama bu MİM ne zormuş :)

Anne ve kızları dedi ki...

Ben de bazen acımamam gereken insanlara-her ne kadar kendimi zorlasam da- acıdığımı fark ediyorum.
Ne yapalım,demek ki bize acıma duygusu fazla fazla verilmiş!

Eliza Doolittle dedi ki...

Merhamet guzeldir, sana insanlik yanini pek seker serbet hatirlatir, ama fazlasi zarardir, o zaman merhametten maraz dogar. Pek feylesof oldu ama sen bilirsin dogrusunu :)

Kağıttan Gemiler dedi ki...

Konu ile alakası var mı bilmiyorum ama yazını okuyunca aklıma geldi. Eşimin yengesi söylemişti bir gün. Ona da eşinin abisi söylemiş.
Herkesin değeri bir olmaz demişti. Mesela herkese kahve yapacaksın değil mi? Ama hepsi bir değil senin için. O zaman değerli olanın kahvesini daha köpüklü yapacaksın ki farklı olduğunu hissetsin. Hatta bunu diğerleri de hissetsin. Çok etkilemişti bu söz beni o zaman.

malumafatrus dedi ki...

ben de bazen bazı şeylere çok kızıyorum. sonra zaman geçiyor, karşı tarafın mazeretlerini düşünüyorum, sonra ilerimi gittim acımasız mı oldum acaba diyorum. Ardından başka bir olay oluyor, işte o zaman çok yoruluyor ve ben de senin gibi ne yapacağıma pek karar veremiyorum.

öküz dedi ki...

yanlış anlamış da olabilirim; ama şayet kafamda oluşan fotoğraftan bahsediyorsan:

karakteri/içten gelenleri mevcut şartlara göre değiştirmek bence çok yanlış.

bırak kimileri seni kandırdığını, kullandığını, hatta aptal/enayi falan olduğunu düşünsün..

suratındaki umarsız gülümseme ve asla anlayamayacakları iç huzurun, gerekli cevabı verecektir onlara.. anlayana tabi;)

Aslı dedi ki...

Su: Ohh be ne zaman gelecek diyordum, hoşgeldin canım benim :)

Tuğba: Evet kendime acıyayım.

Uyumsuz: Rahat ol, zorlama be cancağızım :)

Anne ve Kızları: duygu fazla da kontrol bizde.

Eliza: Maraz istemiyorum, fazlası lüzumsuz dediğin gibi.

Kağıttan Gemiler: Konuyla fazlasıyla alakalı ve doğru bence de söylediği şey. Farkı fark ettir.

Malumatfarus: Fazlası kesinlikle zarar bünyeye.

Öküz: Konuyu anlamışsın sanırım :) Bana zarar vermediği sürece evet o ne düşünüyorsa düşünsün ama ben kullanıldığımı hissediyorsam o zaman bir şey yapmak gerek.

den dedi ki...

kullanildigini hissediyorsan, kullanilmiyorsundur aslinda, cunku karsindaki bunu sana hissetirecek kadar beceriksizdir bu konularda...ha sen "acima" duygusu altinda yardimci olmaya karar veriyorsa, o sende neyi besliyor ona bakmak lazim bence...
ayrica merhamet iyi birseydir...sevgiler

Uyumsuz dedi ki...

demesi kılay, üstümde ağırlık oldu, hafta sonu çalışacağım :)

Aslı dedi ki...

den: tam da dediğin gibi doğru bende neyi besliyor acaba bile bile o duruma düşmek ya da kendimi o duruma düşürmek. bunu düşüneceğim.

uyumsuz: yok istersen yapma diye söylemiştim :)

Hayalbemol dedi ki...

Şahsen ben; ne acınacak duruma gelmekten, ne de birilerine acımaktan yanayım. İnsan, en kötü durumda bile acınacak halde olmamalıdır. Kişi açlıktan ölüyor bile olsa, yerini bildiği sürece bence sorun yok. Buna birçok kişi “sen ne demek istiyorsun?” diyebilir. Şahsen, açlıktan nefesi kokarken gülümseyerek sevgiyle bakmaya devam eden insanlar tanıdım. Onlardan birine “nasılsın” dediğimde, “mücadele ediyoruz, teşekkürler” demişti. Hayatta mücadele edersin, birileri kazanıp birileri kaybettikçe, sirkülasyon içinde yer alırsın.
Acınması gereken kim biliyor musun? Vicdan tanımayan, ezdikçe sevinen, şiştikçe çirkinleşen, çirkinleştikçe güzelliği savunanlar...
Kendin düşünürken, beni de fazlasıyla düşündürmüş oldun Aslı. :)

Uyumsuz dedi ki...

yaptim, kurtuldum, rahatladim. Artik baskalari dusunsun :)

Aslı dedi ki...

Hayal Bemol: tümüne katılıyorum yazdıklarının, seni de yormuşum ama :)
Uyumsuz: Vaayy, kusura bakma ya seni de yordum :))

Aslı dedi ki...

Aslııı benim acıma konusunda düşünme sistemimi ve davranışlarımı değiştiren bir kitap oldu:" Acımak"-Stephen Zweig. Eğer okumadıysan mutlaka oku bence! Bu arada bazı yayınevleri Acımak olarak değil de başka isimlerle basmış bu kitabı.