22 Ara 2009

Tadı Nasıldı?



Geçen gün bir toplantı öncesi kahve molasında, duyduğum bir müzikle içim şenlendi. Uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımın en sevdiği parçaydı bu. Neşe doldum, şarkıyı birlikte dinlerken; gözlerinde beliren parıltıyı, sevinci, yeniden görmüş gibi oldum.

Zaman zaman insanlar, hayatımıza giriyorlar ve sonra da kalıcı olmazlarsa, gidiyorlar. Ama giderken bizde nasıl bir tat bırakıyorlar?
Mayhoş?
Şeker gibi?
Çikolata gibi?
Kahve yanında çikolata gibi?

O her ne kadar gitmiş olsa da; önemli olan bu tadı şimdi nasıl hatırladığımız değil mi? Bir şarkı, birlikte yaptığınız, güldüğünüz bir şaka, en çok tartıştığınız konu, onu hatırlatan her neyse, işte o an o kişinin tadı geliyor ağzınıza.

Hani midenizi bozmadan önce son yediğiniz şeyden uzun süre nefret eder hatta bir daha denemek bile istemezsiniz ya. Aslında seve seve yediğiniz bir yemektir o, önceden.

Bahsettiğim şey, ayrılık aslında. Nasıl ayrıldığınız. Nasıl ayrıldığımız; o insanı, sonradan hangi hislerle anacağımızı belirliyor.Takıntı haline mi geldi? Nefret? Sevgi? Özlem?

İnsanlar, özellikle aşk mevzularında, sevgililerinden kötü bile ayrılsalar; birlikte geçirdikleri güzel günleri hatırlayıp, ağlarlar. Ama duygular normalleştikçe yine o ayrılık tadı kalır insanın ağzında.

Ne zamandır yazı yazmak gelmiyor içimden. Bunu da niye yazdım, bilmiyorum. Pek tatmin olmadım ama "tembellikten kurtulmanın ilk adımı ayağa kalkmaktır" dedim ve kalktım, yazmaya başladım.

Kalktım...Sana kek yaptım... gibi oldu. Bugün kafam her yere kaçmaya müsait. Daha fazla daldan dala atlamadan sözlerimi sonlandırıyorum.

Herkes, yeni yıl için iyi bir şeyler diliyorken ben yılın bu son iki haftası için size bu yıl hiç olmadığınız kadar mutlu, neşeli, huzurlu olun demek istiyorum.

Merkür geriliyor yine. Yavaşlayın, mesela bütün yılı düşünün, isterseniz daha gerilere gidin.
Değerlendirin...


Foto: static.squidoo.com

15 yorum:

Eliza Doolittle dedi ki...

Ahahahaha, tam ben de Aslicik ordan burdan takilmis ama iyi ki yazmis diye icimden gecirirken "kalktim...sana kek yaptim" benzetmesi cuk oturdu cok guldurdu :)
Geriliyo di mi bu huysuz gezegen..biliyodum hissetmistim kendi tadinda sacmalamaya baslayan ev aletleri ve tirlak insan modellerinden...

Eliza Doolittle dedi ki...

Ayol aklimiz nirde?! Her seye car car yorum yazip konunun ozune yorumumu unutmusum! Tat-doku konusunda pek katiliyorum sana, hatta bazi eski ask-dostluk iliskisi case'lerinde koku icin de gecerlidir bu "duyusal hafiza" olayi benim icin...Hoslanmanmadigim animsamalarda agzima gelen kekremsi tata eksi bir sevimsiz koku, beni mutlu eden hatiralardaysa potibor biskuvi tadiyla vanilya kokusu icimi doldurur cogu zaman :)

Aslı dedi ki...

Eliza, çok komiksin ya. Neye yorum yapacağımı, neye güleceğimi şaşırdım ben de:)
Pötibör bisküvi seviyoruz galiba :)
Gezegenler fena, iş yerinde de dosyalarını vs yedekle, maazallah ne olduğunu şaşırırsın :)

Sycorox dedi ki...

O yemekten nefret edersin dersin keşke hiç yememiş olsaydım...sonra yani bir süre sonra o keşkeler kalkar ama...

sanada iyi yıllar dilerim efenim;)

bad-ı saba dedi ki...

lisedeyken en yakın dostumla beraber sınıfın kontrolden çıktığı,hocaların öğretmenler odasından koşarak 'ne oluyor burda' diye geldiği zamanlarda biz de oturur sıranın üzerinde ellerimizle tempo tutarak yeşil ördek gibi daldım göllere türküsünü söylerdik.ne zaman bu türküyü dinlesem aklıma o zamanlar gelir de hem bir burukluk hem bir gülümseme ile hayaller kurarım.elizanın da dediği gibi bir vanilya kokusu duyarım hep.
teşekkürler aslı gene güzel bi yazı:)

Aslı dedi ki...

sycorox: evet, zaman her şeyin ilacı.
bad-ı saba: çok teşekkür ederim :) Ah o okul zamanı gülüşmeler, şarkı söylemeler, hala gözümün önünde. Yaşlandım be :)

Fery... dedi ki...

keşke hep iyiyi hatırlayabilsek, silinse gitse kötüler; unutulmasa ama acıtmasa... -se, -sa...

Aslı dedi ki...

Dilek kipi kipi konuşmuşsun Fery :)
Keşke ama zaman geçince çok gülü değilse duygular en azından aradan elenenler oluyor.

Aslı dedi ki...

Dün ilkokuldaki en yakın ve hatta ilk yakın arkadaşım beni buldu... Ara ara resimlerimize bakıyordum ve ona karşı hiçbir zaman gıcıklık, sevgisizlik gibi hislerim olmadı. Sadece önce başka bir şehre taşınmalarına sonra da başka bir küçük olaya sinirlenmiştim sadece ve sonra koptuk... Dün konuşunca, şimdiki resimlerini falan görünce benim de eski kokular geldi burnuma... Eskiden yaptığımız güzel ve komik şeylerden konuştuk... Aradan zaman geçince gerçekten de tekrar buluşmak değişik oluyormuş...

NeSTaL dedi ki...

İyi dileklerin için teşekkürler. Ne güzel yazmışsın valla darısı başıma bende kurtulabilsem keşke. :) Yeni yıl uyuşuk blog sahiplerini de harekete geçirir inşallah diyerek yorumumu bitiriyorum. :)

Aslı dedi ki...

Aslı: Ne güzel olmuş, zaman geçtikçe eskilerin geri gelişi güze oluyor. Nestal: Sen sus, çok kızgınım sana :)
Hadi neyse az kızgınım :)

öküz dedi ki...

Bir şey söyleyeyim mi: neden diye sorma; ama, en keyifli yazılarından biri olmuş bence..

Daha çok "iç-ses" paylaş lütfen..
(mesela öküz'ün iç sesi: "merkür de ne be?")

Hayatımıza giren herkesi güzel anımsaabilmek ümidiyle mi desem, ne desem...

Teşekkür ederim güzel dileklerin için:) (iç ses: dilek xxxx vardı orta okulda.. soyadını hatırlasam, faceboo macebook bulup sırnaşacağım.. da.. gelmiyor aklıma)

Aslı dedi ki...

Ya öküz, sen nasıl bir insansın ya :)
İç sesimin sesini değiştirmeye mi çalışıyorum yoksa kendimi mi değiştirmeye çalışıyorum? Şu anda iç sesimle konuşuyorum. Yani bu yazı tamamen iç ses ya, ben normalde kafamdaki iç sesten yola çıkıp, öğretmenlik yapıyorum kendime, yazıyı kurguluyorum bu arada. Sen olduğun halini seviyorsun yani iç sesin ham halini. Ay yeni bir yazsı mı yazsam bunun üzerine? Enteresan?
Sayende bir çukur daha buldum içinde kaybolacak.
Neyse sözün özü, dilek facebuuğğaa üye değil, yanımda. İstersen veriyim?

not: merkür bir gezegen :)) bu geriliyorken, iletişim hataları falan olur. oturup, geçmişi değerlendirme zamandırı, eskiler aklına sık gelir, eski sevgililerinle karşılaşma imkanı çoğalır. ama sen yok ben durmam hızlıyım dersen, o zaman merkür çarpar alimallah :)
hadi bana eyvallah.

NeSTaL dedi ki...

Ya Aslı neden kızgınsın yahu bana?Senin için hikaye bile yazıyorum. Üzüldüm bak şimdi. :( Devamı gelecek... ama yeni kitaplara başladım okumaktan sıkılırsam zor ihtimal ama bakalım artık. :))

Aslı dedi ki...

Hikaye yazdığın için seviyorum ama çok ara verdiğin için kızıyorum :))