22 Nis 2010

Sizi Gidi Sizii!!

Ah şu kendi içine bakıyor gibi yapıp da her sorunda; “bana kızdın çünkü kendinde hoşlanmadığın bir şeyi bende görüyorsun, ben çok önemliyim ama sen beni kabul etmek istemiyorsun çünkü ben farklıyım, tüm dünya için yüklendiğim büyük misyonlarım var, ben değişim elçisiyim, ben leke çıkarıcıyım, ben var ya ben’ciler!”

Gözlerim yaşarıyor size baktıkça. İnsan bu kadar mı ayna yerine pencereden dışarı bakıp bakıp, aynaya baktığını sanır?

Her sorunu çözmeye uğraşıp, kendisiyle uğraşıyor görünüp, aslında hep başkalarıyla uğraşır. Her işin içinden de sütten çıkmış ak kaşık misali, yine kendini överek çıkar?

Bu gidi gidiler, bir küser bir barışır, sizi de kendi kuyularına çekerler.
Hayatları, önce çok sevip sonra sıkılıp sonra yeniden özleyip, sandıktan çıkardıkları küçük bebekleri, yani arkadaşlarıyla oynayarak geçer.

Onlar öyle önemli ve harikulade insanlardır ki onları sevmeme, istememe şansınız yoktur. Eğer onları istemiyorsanız da “Allah sizin cezanızı versin'dir, siz nasıl insansınız'dır?”

Çok sevdiğim birisinin bir lafı var; bu tipleri gördüğünde söylediği “kaç kaç kaç!”
-tım ben kaççç-tıımmmmm!!!


Not: Yazıldığı zaman iki gün önce, yayınlamamıştım.
Bu olayı atlattım ama yazıyı çok sevdim.
Merak etmeyin, arıza gitti, hayat güzel şu anda.
 
Görsel için tık.

6 yorum:

Eliza Doolittle dedi ki...

Sen ki psikolog kadınsın, tereciye tere satma gafletine düşmeyeyim; ama o bahsettiklerin bir de olumlu anlatılarda ben-dil, olumsuz yüklemelerde sen-dil kullanır diil mi? En ufak bir tepkinde de duyarsızlıkla suçlanırsın...

Sokak Kedisi dedi ki...

Not ediyorum şu "Kaç, kaç, kaç!" ı da hemen bir kenara :)

Tavsiye de tecrübe de pek mühim, bir de hemen aklımdan uçup gitmeseler!!! :)

aslı hayvanı dedi ki...

insanların çoğundan olduğu gibi 'beni nasıl sevmezsin'cilerden de nefret ediyorum.

bir insana sizi sevmediği, istemediği veya önemsemediği için nasıl kızarsınız ya? buna kızma hakkınız olabilir mi?

frekansımız tutmamıştır (a.k.a elektrik almak :P), kendimizi sevdirememişizdir, huylarımız berbattır, hoyratça dobrayızdır (buna çoğu kişi katlanamaz sonuçta), devamlı ahkam kesmekteyizdir, kılızdır, tüyüzdür, bir sürü şeyizdir. düşünüyorum da herkes beni sevseydi yani dünya sadece beni sevebilecek türde kişilerden oluşsaydı, nasıl bir cehennem olurdu burası :)

şu egosu beyninde patlayan insanlara acilen bir hayat dersi talep ediyorum. anca o zaman kendilerini önemsememeyi öğrenebilirler belki.

Glamdring dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın.
Böylesi yaşam formlarından, böylesi kaçılası canlı türlerinden benimde hayatımda bol miktarda vardı bir zamanlar. Ama tanrıya şükür onları hayatımdan def etmeyi başardım. Böyleleriyle karşılaşınca cidden en doğrusu ardına bile bakmadan kaçmak.

Aslı dedi ki...

Eliza: estağfirullah, iyi bir şey varsa ben ben, kötü ise sen sen :)) Benden uzak dur dersen sevgisizlik, bencillik, kötülük falan gibi çeşitli sıfatların olur :)

Sokak Kedisi: görünce anlıyorsun da anlamak istemediğin oluyor bazen, orada akıllı davranmak gerek.

aslı hayvanı: ya gel alnını öpeyim. O kendini önemseme mevzusundan çıkıyor her şey zaten. Duygularımı ifade ederken eksik kaldığım yerleri de doldurmuşsun, allah razı olsun :)

Glamdring: Teşekkür ederim, ben bu yaşıma kadar kaçmayı başarmıştım da kısmet 35'ten sonrayaymış, varmış yaşayacağım, ne diyeyim.

öküz dedi ki...

kendini övenden de, benim gibi yerenden de uzak durmak lazım..

ortasını tutturabilenlere ne mutlu..