24 Şub 2011

Aslısın delisin!


Aşk doktoru, sevgi böceği, pıtırcık, çıtırcık mode off!
Sona erdi yani, insana tahammülün tükendiği anlar vardır ya, hah işte o haldeyim. Zaten uzun sürseydi, kendime şaşar, doktora falan giderdim. Maazallah, bana bir şeyler oluyor, derdime deva, diye.

Benim mi sabrım yok yoksa millet mi sabır zorluyor, anlamıyorum ama insana iki nefes aldırmıyorlar ya, sövesim, sektiresim (Aydedeye havlayan senden aşırdım) geliyor da geliyor...

Kardeşim, bir derdin varsa açıkça söyle, lafı dolandırıp, sağdan soldan kıvırıp anlatmaya çalıştıkça ifrit oluyorum işte. Vaktimi alıyorsun, dediğin dediğini tutmuyor bir de gözümün önünde başkalarını suçluyorsun, tutarsızlık üzerinden akarken. Ben de gerizekalıyım ya, önce anlamayıp, aman sana ne haksızlık yapılmış diye, beyin patlatıyorum. Anladığımda da artık geç olmasından dolayı kendime sektirmeye başlıyorum bu sefer.
Hoş, konuşurken gözlerini nereye kaçıracağını bilememenden belli de; yüzüne vuramıyorum, sosyal ve profesyonel yaşamda kibarlık belasından!

Vallahi beynim yoruldu, anlamaya çalışmaktan. Fark ettikten sonra yalanını, anlamsız sözlerini yüzüne vurup, canına okuyamamaktan. Bir insan bu kadar yorulmaz ki; yazıktır yahu. Kendinle olan derdini çevrene yansıtmanı anladım da cesurca ben de hata yaptım diyememen, tatlı su balığı gibi süzülmenden fenalık geldi be!

Ama bende hata, adam yerine koyup laf anlatmaya, adam sendecilik yapmamaya çalışıyorum. Benim sözlerimi kim bilir nerenden anladın, birisine söylesen nerenden yansıtacaksın, merak ediyorum. En sonunda "bir sus" deyivermişim. O anda suratının aldığı hali görünce, kötü oldum ama kendin için konuşamazken; başkasının sözünü kesip, onun yerine konuşmaya başladığın anda tutamadım kendimi. Eşeklik ettim, saatlerdir harcadığım çaba boşa gitti, benim gözümde. Sabırlı olma çabamı, bir çuval incirle beraber berbat ettim.

Tipin, konuşma tarzın seneler önce dayanmak mecburiyetinde kaldığım birisine o kadar benziyordu ki; içimden "Aslı kafasızı, var burada bir ders sana, yoksa bu tip yeniden hortlamazdı karşında" dedim ama afedersiniz sıçtım. Dayanamadım yine, sebat edip, devam edemedim "profesyonelliğe".

Bu profesyonellik de nedir ayrıca ya? İnsan, normal hayatında tahammül etmeyeceği insanlara, tavırlara, boyun eğsin diye icat edilmiş, ben size diyeyim. Öyle demezler, böyle derler, diye yukarıdan biri, siz orada debelenirken tepenizden baka baka, hareket çekmiyorsa; ben de insan değilim.

Böyle mi öğretmeye çalışıyorlar tahammülü insana acaba? Peki o zaman "profesyonel" hayatta yer almayanlar, nasıl sıyrılıyor bu işten? 
Haksızlık bu, vallahi. Calimero gibiyim durmadan "ama bu haksızlık!!!" diyorum. 
Diyorum da ne oluyor? Hiiçç!!! 

Neyse ya, tamam geçti. İyi geliyor yazmak, doğru düzgün ifade edip, sinirle yaptığım yanlışları yeniden okuyup, düzeltme girişiminde, bir sürü şey fark ediyorum, hislerimle ilgili. Yazmak gerçekten terapi, önce gaza getiriyor her ne konuda yazıyorsan. 
Ama sonra yazdıklarını okuyup, imla hatasıydı, düşünce suçuydu, derken; düzeltme aşamasına geçiş iyi geliyor. 
Sakinleşiyorsun...
Sakinleştin...
Sakinsin...
Sakin...

12 yorum:

EminE dedi ki...

ben profesyonel değilim,ama hayatım boyunca hep sabır,anlayış,idare,tolere ve bilumum denge kavramları misyonum olmuş durumda..
ama Aslı zaman zaman ben de aynen aktardığın gibi her türlü mukaddes sıfatı bir kenara bırakıp sesimi çatallaştırıyorum..
eee olcak o kadar dimi biz de insanız..
terapi şeklin de süper eline sağlık :)

Adsız dedi ki...

oh be Aslım niye sabır gösterecekmişsin iyiki sus demişsin belki o da kendine gelir,o sabırlı sandıkların bence senin kadar cesur değil sabır kisvesi altında susup hı hı diyorlar,bazı yönlerini değiştirme ya ben senin doğalına bayılıyorum,benim tanıdığım Aslı bi sus der demişte ne güzel

ist

Sade dedi ki...

oohhhhh bayılıyom kusan insanlara

Aslısın dedi ki...

Emine, terapi şeklim:) teşekkür ederim.

İstanbul, diyorum da işte ben kötü oluyorum sonra, neyse ne yapayım ya, varsın olsun!

Sade, ohh ben de sana beybi:)

Sibel dedi ki...

Off, tatlı su balığı benzetmene bittim!
Çok zorlamış seni bu kerata belli ama biliyorsun profesyonellik denen şeyin maskelenmiş kıvırtıcılık olduğunu işte. Kıvır biraz sen de, sıkma canını ve sevgi böcüğü moduna dön acilen.

HayatVEtavla dedi ki...

Olmuş ama olmamış :)

Böööyle gözün falan dönecek, yeminle,
kim, ne, hiç bişey anlamlı olmayacak, ağzından çıkan kelimeleri kulağın duyamayacak(bağartından ve hiddetinden) her ne kadar beynin farkında olsa da.

Sonra ooohhhh, bir rahatlama ve çayını içeceksin varsa önünde, televizyonu izleyeceksin açıksa. Sana bi tuhaf bakanlara, hayırdır nolduki der gibi bakacaksın. Çünkü; senin için her şey normal ve sen olması gerektiği gibi davranmış olmanın sıradanlığı ile işine bakacaksın. :))))

Syrakusa dedi ki...

Yaşasın Aslı geri döndü :) Helal meslektaşım üstad :)

Tibetin annesi dedi ki...

aslına bakarsan, insanlar hiç öyle profesyonel davranayım aman derdinde olmuyorlar sana-bana karşı. bu durumda bizler niye profesyonel olmaya çalışıyoruz ki?! var var, biz de bir terslik var...

Aydedeye havlayan dedi ki...

hahahha ne yalan söyleyim pıtırcığın ortadan kaybolmasına sevindim! aşır aşır dilediğin gibi sektirebilirsin, meydanlar senin :)

aslı hayvanı dedi ki...

aynen adaşım. yazmak gibi güzel terapi yok. yazdığım günler pambık gibi oluyorum.

mesela şu anda tv'de can dündar, libya'dan kaçan türk'ler için "çılgın türkler" dedikçe kendisini gırtlaklamak istiyorum ama buraya yazdığım için sakinleştim bak. sakinnnn.

Baran Uludağ dedi ki...

Bu zaman boyunca zarar görmüş olabilirsin, yeniden kendini toplamak, deşarj etmek yapacağın işlerden en önemlisi. -Seni senden başka kimse düşünemeyeceği için, kendini düşünmelisin Aslıcık.

Ayrıca bak şu da geldi aklıma. ''kendini düşünüyorsun, kendini seviyorsun'' diyen tipler şu yazıyı okusa da bu sözcükleri ağızlarından bi düşürseler. -amma velakin bunaltı geldi yahu.

hiç bir şeye aldırma arkadaş, yaşamana bak :)

Aslısın dedi ki...

Tibet'in annesi, iki ters bir düz ilerliyoruz bize işte:)

aydedeye havlayan, ya iyiydik pıtırcıkça be:) sağol sektirirm bol bol, zaten tam o havalardayım:)

adaş, sakinn..

Baran, boşver valla bunalıyoruz da aslında değmiyor be.