21 Şub 2011

Kıskanıyorsam sebebi var!


Bir ilişkinin tabanı dingildekse şüphe ve güvensizlikler üzerinden hiç eksik olmaz. İki kişi birbirlerine hareketleri, sözleri, hissettirdikleriyle güven veremezse; hep şüphe içinde kalır ve acı çekerler.

Azıcık şüphelenmeye müsait birisi, kendisini böyle bir ilişkinin içinde bulduğunda; içini durmadan kemirip duran kıskançlıklarla hayatı herkese zindan eder. En çok da kendisine.

Eski bir paranoyak olarak; kıskanç ve şüphelenmeye meyilli insanları asla yargılamam hatta sevgiyle bakarım onlara. Ne zordur o şüphelenme hallerini yönetmek, kıskanıp kıskanıp ya içine atmak ya da atamayıp sürekli tartışmak karşısındakiyle. Hele bir de bir iki açık yakalayıp, haklı çıktı mı; o şüpheci insan artık kimselere güvenemez olur. O duygularla yaşamak nasıl yorucu, iç karartıcı, hayattan zevk almayı engelleyicidir, yaşayan bilir. 

O zamanlarımda beni en çıldırtan insanlar; kıskançlık kendine güvensizliktir, diye ahkam kesenlerdi. Oturur, düşünür, tamam özgüvenim yok ama bu da yapılmaz ki, bak nasıl davranıyor, diye kendimi savunur ve en sonunda tamam ben hasta ruhlu, kıskanç, güvensiz salağın tekiyim diye kendimi ezerdim.

Kendisine güvenen insan, karşısındakini kıskanmazmış. O nasıl iş ya? 
Birisini seviyorsan ve o birisi sana sevgisini yeteri kadar hissettirmiyor, başkalarıyla ilgileniyorsa; kıskanırım tabii. Ne diye berabersin o adamla, bırak der bir de bu çok bilmişler, kolaysa sen bırak, seviyoruz işte, kolay mı öyle hemen bırakmak?
Hoş, delirip bıraktıklarım da oldu elbette ama bazen o kadar vazgeçilmez geliyordu ki; zaman alıyordu bu sonuca varmak. Bana böyle hissettiren hiçbir ilişkim mutlulukla sonlanmadı.

Bir de üzerine kendimi suçladım ben ne hastalıklı, kötü niyetli, kıskanç bir insanım diye. Yazık etmişim kendime, haksızlık olmuş bana. Gördüm ki; bana insan gibi davranan, beni sevdiğini hissettiren ve üzmeyen bir insanla gayet rahat, huzurlu olabiliyorum. İş doğru adamı bulmaktaymış meğer bir şekilde. Hasta da değilmişim, güvensiz de manyak da.

Bal gibi seven bir insanmışım işte!

Görsel: Ahmet Coka

21 yorum:

Betül dedi ki...

Kesinlikle:)
Sevildiğini hissetmek. Senin kadar ,daha az veya daha fazla. Her nasıl olursa olsun hissetmek.
İşte bu:)

ry dedi ki...

mesele doğru kişiyi bulmak değil, yanlış kişiyi hayatından çıkarmak. doğru kişiyi bulmak imkansız gibidir. doğruya en yakın kişiyi bulursun sonra duygular gözlerini bir büyüyle bağlar, karşındakini mükemmel olarak görürsün. yanlış kişi çat çat çat diye gerçekleri biraz da çarpıtıp abartarak önüne koyar ve o büyüyü bozar.

resmi de beğendim. orta okulda yaptğım voodoo bebeğime benziyor.

Karōshi dedi ki...

"Bal" gibi sevmek:) Sevilen bundan hoşlanmıyor olabilir ama:) Balı sevmiyordur belki de sadece. Çok güzeldi "gene". Bal gibi okudum ;sağol Aslısın.

EminE dedi ki...

Aslı güzel yazına haksızlık etmek istemem ama hoşgörüne sığınarak ben kullandığın o şahane kelimeye takıldım..merak ettiğim türkçeye sen mi kazandırdın?yoksa vardı da ben mi yoksun kalmışım?
açıklıyorum:" dingildek ":))

Aslısın dedi ki...

Betül, tamam o zaman değil mi:)

ry, haribodan woodo bebeği candır:)

Karoshi, çok teşekkür ederim, balı sevmiyorsa; seven bulunur, değil mi ama:)


Emine :))) bak valla tdk'nın yalancısıyım. Var böyle bir kelime:)
Dingildek: Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak.

EminE dedi ki...

:)tamam tamam şimdi çok açıklayıcı oldu..hatta o paragraf daha bir anlamlandı şimdi..
türkçem yeni bir kelime kazandı sayende çok teşekkür ederim arkadaşım :))
bazı duygular genelleştirilmemelli bence,ne kadar tüm insanlara malolmuş olsalarda..
kıskançlık da o duygulardan biri..
mutluluğun kalıcı olsun..
hoşgörün için ayrıca bir sevgiler...

Syrakusa dedi ki...

Hasta, güvensiz ve manyak olmadığına sevindim :) Zaten hiç benzemiyordun :)

Bilge dedi ki...

Görsele hayran oldum. Neredeyse yazıya gerek yok dedirtecek. :))

A-H dedi ki...

Ksikanclik hastalikli bir duygu bence de ama dogamiz geregi hepimizin icinde var, onemli olan onu yonetmeyi bilmek...

birde benim bildigim "tingildek" tir o kelimenin asli yahu :D

Tibetin annesi dedi ki...

Kıskançlığın çok sağlıklı bir durum olmadığını düşünenlerdenim ne yalan söyleyeyim. Gerçek sevginin karşındakinden beklenti duymayan sevgi olduğuna inananlardanım. ama buna inanıyor olmam böyle yaşayabildiğim anlamına gelmiyor maalesef... o yüzden diyorum ki Aslıcım "Canımsın" :)

Aslısın dedi ki...

Emine, güzel kelime ama kabul et:)

Syrakusa, gittikçe çirkinleşebilirim:)

Bilge, evet Ahmet gibi çizebilsem ah! diye kaç kez söylenirken buldum kendimi ben de.

A-H, TDK Büyük Türkçe Sözlük'ten kopyaladım yukarıdaki satırı valla, ayrıca tingildek olmadığına iddiaya bile girerim:)

Sayın KARACA dedi ki...

Dur bakalım..
Şöle bir düşündüm de sanırım benim kıskançlık damarlarım pek gelişmemiş. Hiç yok değil tabi ama cidden kıskançlık duygusu yaşadığım anda o durumun altından kesinlikle beni haklı kılacak bir durum çıkıyor. Boş yere kıskançlıklara karşıyım ben.
"neee garsona işaretmi ettin sennn"
"nee kafanı sağamı çevirdin sennn"
"nee iki saattir telefonun meşgulmu"
gibi gibi vs...

Sade dedi ki...

Em son yasadigim "iliski" benzeri iskencede aynisinin tipkisini yasadim.. Alllaaammm nasil korkunc bi kadindim anlatamam.. Hala silip atma mertebesine ulasamadim ama benden uzak allaha yakin oldugu icin ozume donmus durumdayim.. Belki bi gun kendim gibi olabilecegim biri cikar benim de karsima, kim bilir :)

Aslısın dedi ki...

Tibet'in annesi, send e çok tatlısın:) Bak ama hiç beklenti falan değil ya başkasıyla kırıştıran ya da flört eden sevgiliden bahsediyorum, yemişim öyle beklentisizliği yahu:))

Aslısın dedi ki...

Sayın karaca, ben boş kıskançlıklardan bahsetmiyorum yoksa şimdi ben de kıskançlık damarım yok diye övünebilirim kendimle ama bu benden değil ilişkinin güvenli olmasından ve karşımdakinin adam olmasından:)

Sade, Allah kurtarsın o ruh hallerinden, çıkar çıkar hiiç merak etme:)

MERY DAIMON dedi ki...

Önemli bir konu.. karşılıklı iletişimin zorlaştığı vakit başlar zaten bunlar...

hemera-nyks dedi ki...

kesinlikle haklısın :) sinir olurum bende kendine güvenen insan karşısındakini kıskanmazmış diyenlere. ne alakaysa..
-
hemera

Aslısın dedi ki...

Mery, ve sevginin yeterli olmadığı zamanlarda, bir de.

hemera-nyks, haa ne alaka? seven kıskanabilir gerektiğinde:)

Fery... dedi ki...

liked :)

sestod dedi ki...

Aslısın, senin eski yazılarına bir göz gezdiriyorum da, bu yazına bittim, aynı beni anlatıyor... Şimdiye kadar hep şüphenin içimi kemirdiği, kafamda kurup kurup o kurduğum hayallere inandığım ilişkiler yaşadım... Hiçbir zaman şüphelerimde haklı çıkmadım ama hep bir eksik vardı, karşımdakinin tavırları bana hiçbir zaman güven vermedi...

Ama şimdi, belki de dünyada en çok güvenebileceğim adamla birlikteyim ve beni önceden tanıyan arkadaşlarım dönüştüğüm kişiye inanamıyorlar... Eskiden olsa asla izin vermeyeceğim versem de tüm gün kıvranacağım bir şeyi çok doğal karşıladığımı görünce şaşırıyorlar, ben de şaşırıyorum...

Ama eski alışkanlıklarımı değiştirmek pek kolay olmuyor, yıllardır beynime kazınmış "doğrularım ve yanlışlarım"ı belki birdenbire değiştiremiyorum, anlık, otomatik pilotta tepkilerim olabiliyor ama karşımdaki o kadar anlayışlı ki, böyle durumlarda bile; bu tepkilerimin nedenini oturup konuşabiliyoruz... Birine güvenebilmek güzel :) Hem de çok güzel :)))

Aslısın dedi ki...

sestod, tadını çıkar bu duygunun hakkını verenlerdensin ben anladım:) güvenmenin yani. Sayende ben de eski yazılarıma bakmış oluyorum yeniden:)