15 Mar 2011

Korkunun ecele faydası?

Mutlu insan, çiçek arabasına gülümserken, brandası kafasına düştüğünde bile gülümsemeye devam edendir.

Özlü sözler söyleyenlere hep öykünürüm ve vay be ne basit ama derin bir cümle, ben de kurabilirim bunu derim. Sonra da ana fikir iyi olup da; cümlem saçmalamaya başladıkça; o basitliği yakalamak asıl maharet, diyerek, güzel cümle sahiplerine özenmeye devam ederim.

Ev-iş arası yürüyüşlerimde, hem yolda olmanın, havayı koklamanın tadını çıkarmaktan zevk alır hem de tam dalmışken tepeme bir motor çıkarsa ne olur, şu araba ya ters yöne dönüverirse de beni yolun ortasında ezerse ne halt ederim diye, anlamsız endişelere gark olurum.

Bunların bir kısmı, benim ekstra endişeli ve temkinli halim sayesinde; bana zarar gelmeden başıma gelmiş olaylardır. Yani tamamen paranoyak bir zihnin yaratımları değildir, şahit olunan olaylar nedeniyle geliştirilmiş korkulardır.

Osho'nun Korku adındaki kitabını okuyorum ama ne hikmetse okumaya başlar başlamaz uykum geliyor ve sızıyorum. Korkularımın aslında gerçek olmadıklarını keşfetmekten korkuyorum, belki de. Bugüne kadar korkularımla kardeş türküler eşliğinde yaşamış gitmişken; birden korkusuzluğa adım atmak, pek kahramanca geliyor olabilir bana.

Branda mevzusuna gelince; eve yakın bir köşede çiçekçinin arabasından yayılan güzelim kokuyla başım döndü ve rengarenk çiçeklere gülümseyiverdim. Tam o sırada arabanın üzerindeki branda eğildi ve üzerime düşecek gibi yapıp, düşmedi. Gülümsemem yüzümde dondu, mal gibi kaldım afedersiniz. Çiçek, böcek sevgisiyle gülümseyen suratım, allak bullak olup, o branda tepeme inseydi ne olurdu diye, korku dolu gözlerle etrafa bakmaya başladım. Biri böh! dese kalp krizi geçirebilecek kadar endişe yüklendim bir anda.

Bu krizi bir şekilde atlatıp, kalbim normal ritmine döndüğünde, havanın güzelliğine vurulup sokağın köşesindeki bakkaldan meyve suyu alıp, eve girmeden onu içeyim diye düşündüm. Meyve suyunu aldım, keyif içinde gökyüzüne bakarak, susamış boğazıma karışık meyvelerin tadını bahşederek, bahçenin yeşermeye hazırlanan çimlerini seyrettim, bir süre.

Meyve suyu bitip de kutuyu çöp tenekesine atma anı geldiğinde; birden aklıma daha önce defalarca çöpe bir şey atarken içinden fırlayan kedi hikayelerimi hatırladım. O da, ben de, korku dolu gözlerle, kendisi havadayken bir an bakışırız ve sonra o trrttt bir yere kaçıverir. Ama hiç beklemediğim anda havada gördüğüm kedi, beni benden alır, çöplerden soğutur hatta.

Çöpün yanında biraz ses çıkardım, elimdeki peçeteyi işaret fişeği olarak, çöpe attım. İçeriden bir hareket ve ses gelmeyince kutuyu kibarca çöpe attım ki oradaysa korkmasın ani hareketten. Atmamla beraber, çöpten hoop diye kedi fırladı, dememi bekliyorsunuz ama hiçbir şey olmadı. 

Çöpün etrafında yaptığım tuhaf ve şüpheli hareketlerimle, varsa pencereden izleyen komşulara meze olmuşumdur, ancak.

Görsel: Ahmet Coka

14 yorum:

Judy Abbott dedi ki...

AHAHAAH alemsin gerçekten çöp bidonuna kedi çıkarma dansı yaptın mı? :))

mutlu insan işini seven insandır diyesim var

bi de görseli çok ama çok sevdim:)

Syrakusa dedi ki...

Tüm korkularınla başa çıkabilirsin tek bir hamleyle..
Meyve suyundan uzak dur !

Hayatın Süs Payı dedi ki...

Süper yaaa..:) Komşu teyzeler çay muhabbeti yaparken kesin seni konuşmuşlardır:))

isoon dedi ki...

yazına, resme ve blog temana bayıldım, haberin olsun :)

Sibel dedi ki...

çöp tenekesine yaklaşmadan bir taş alıp üçlük atış deneyen ve böylelikle birden zıplaması muhtemel kediye ben daha tenekeye yaklaşmadan feyk atma planları kuran tek kişi değişmişim!
şimdi de diğer korkulara feyk atıyorum bak, iyi ki o zamanlarda bu kedi olayına çalışmışım :))

alizafersapci dedi ki...

benzer şeyler almışız, güzel tesadüfler bunlar...

Dozi dedi ki...

Buna benzer korkular bende de var, yani yalnız değilsiniz. :) Çöpten fırlayan kedi meselesinde ise çok can sıkıcı bir hatıram var bu yüzden ben de çöp tenekelerine yaklaşırken ses çıkartır, hoop, leyn gibi saçma sapan seslenirim, muhtemelen çöp tenekesinin içerisinde benim gelmemi bekleyen kedi kardeşime.:) Çünkü o can sıkıcı hatıramda, ben çöp tenekesinin yanından geçerken benden korkan kedi, çöp tenekesinden aniden yola fırlamış ve bir kamyonetin altında ezilerek gözlerimin önünde ölmüştü. Halbuki onu korkutacak hiçbir şey de yapmamıştım. Ne zaman bir çöp tenekesinin yanından geçsem, acaba yine aynı şey mi olacak diye korkarım bu yüzden.

Sokak Kedisi dedi ki...

Hahahahaa, aynı ben. Ne zaman çöp atacak olsam, çaktırmadan içinde kedi var mı yok mu anlama telaşına girip elaleme eğlence olurum :))

Görsele fena bayıldım... Bu işbirliğiniz beni mest ediyor, harikasınız Aslı'cığım.

A-H dedi ki...

hahahaha bizim burada coplerin icinden kerten cikiyor biliyorsun :D

Aslısın dedi ki...

Judy, resmen yaptım ya, yalan yok:) Mutlu insan işini sevendir evet ama aşk meşk mevzusunda da mutlu olmak şart ha:)

Syrakusa, normalde hiç içmem de ne biliyim içesim geldi dün.

Hayatın süs payı, işsiz güçsüz takımı diye bir de b.k atayım onlara ahahaha:))

isoon, çok teşekkür ederimmm

Sibel, ben biraz üçlük çalışacağım, tamam:)

alizafersapçı, tesadüfler de güzel, değil mi?

Dozi, seninki epey travmatik olmuş. Fenaymış yahu:(

Sokağımın kedisi, kedisin falan ama bak sen de aynısın:) Sağol canım, Coka'nın çok eski bir çizimi bu. Aslında çöpteki kediyi korkutan bir hali vardı, onu aradım bulamadım, hatta onu düşünerek yazmıştım biraz da bu kısmı. Kısmet değilmiş:)

A-H, ıyhkkkkk var ya, sokağı ayağa kaldırırım, aman Allah esirgesin:)

EminE dedi ki...

korkularınla kardeş türküler eşliğinde yaşaman benimle ölümüne örtüştü Aslı :)
yalnız çöp, kedi, meyve suyu, yeşeren çimler, ve korkuların bu kadar ahenkle mi anlatılır?..bir de tabi hiç sevemesem de kedileri böyle güzel bir görselle :)

Aslısın dedi ki...

Emine'm, halaya adam ihtiyacında listemdeki ilk kişisin o halde:)
teşekkür ederim ahengimle ilgili söylediklerin için:)

EminE dedi ki...

sana Tarkan'dan "bana şarkılar söyleten kadın" değil ama beni güldüren kadın parçasını yollamak isterim :)

EminE dedi ki...

Aslıcım rica ederim, ahenkle dans eden cümlelerini takdir etmemek imkansız..

not:adet haline getirdim her düşüncemi ayrı bir yorumla paylaşmayı :)