23 Mar 2011

Suçlu Anne Sendromu


Can, İngilizce öğretmenini protesto ediyormuş ve benim haberim yokmuş!!!

Akşam, öğretmenin uyarı olarak benim için deftere yazdığı notu tam yatarken göstermesi de sanırım akşam her şey yolundayken; tadımız kaçmasın diyeydi. Ne düşünceli evladım var, Allah nazardan saklasın.

Öğretmen ikinci kez ödevini unuttu diye onu dersten çıkarmış ve o da öğretmeni bir daha ödev yapmamakla cezalandırmaya karar vermiş. İlgisiz annesi de ne zamandır İngilizce ödevi yapmadığını fark etmemiş bile.

Kime kızacağım ben? 
Normalde ödevini unutsa okula gitmek istemeyecek kadar konuyu dert edinen bücürün takındığı bu tavıra mı? 
Benden bir şeyler gizlemesine mi?
Öğretmenin cezalandırma şekline mi?
Kendime ve ilgisizliğime mi?

Tabii ki kendime. Anne olmak her olaydan, kendine bir pay çıkarmaktır, kendi derdine düşüp çocuğunun ödevlerinin detayına hakim olamadım diye saç baş yolmaktır.
Ama ben böyle bir anne değilim ki?
Ben diğer anneler gibi anaç da değilim zaten, yeterli de değilim belki.
Bir offff desem karşıdaki plazalar yıkılır mı acaba?

İçses bir: Bunlar büyük dertler değil, kendine sorun arama. Zaten dürüstlük ve sorumluluk konusunda konuştun, sıkı takiple sorunu halledersin. Dert arayacağına, öğretmeni ara hatta git konuş da için rahat etsin.

İçses iki: Bu büyük bir sorun. Yarın daha büyük şeyleri gizlediğinde ne yapacaksın? Kendince cezaya verdiği tepkisi, kendisine zarar veriyor. Anlamıyor bunu şu anda ama anlatmak senin görevin ya da buna mani olmak.

İçses üç: Bu ne ya? Bunlarla uğraşmak İSTEMİYORUM!!!

İçses dört: Öğretmen ters bir şey söylerse ben de Can gibi davranıp, saçma sapan bir tepki verirsem, işler iyice boka sarar. Bunu yapmam da pek muhtemel.

İçses beş: Otur da çocuğunun ödevleriyle adam gibi ilgilen, gerzeksin işte!

İçses altı: İki ödev için dersten öğrenci çıkarmak da neymiş? Aferin sana Can, güzel tepki!

İçses yedi: İçses altıyı dinleme, saçma!

İçses sekiz: Bebekken ne güzel her konuya hakimdim. Kendi başına bir varlık o, tepkisiyle, yaptıklarıyla kendi bildiğini okuyup, var olmaya çalışıyor.

İçses dokuz: Daha kendi adına karar verecek durumda değil ki. Sahip çıkman lazım, daha çok konuşman lazım. 

İçses on: Ev kadını olsam bunları farklı yapar mıydım? Belki. 

İçses on bir: Git be yalancı, tembelsin işte. Neden üç haftadır İngilizce'den ödevi yok diye düşünmedin bile? Bütün gün evde olsan neye yarar, ALAKASIZSIN!

Tüm içseslerin toplamı: Suçlusun, farkındasın, red etmeye çalışıyorsun.

Ayrıca bu içseslerin toplamı falan değil sağduyu, sende pek var olmuyor ama olduğu kadarıyla idare etmeyi bil bari!

Görsel: Ahmet Coka

20 yorum:

aslı hayvanı dedi ki...

asla kurtulamayacağız bu sendromdan.

halbuki ben de 40 yaşında delirttiniz beni diye bağırmak ve beni delirtenlerin suçlu hissetmesini istiyorum ama nafile tabii.

İkiz Annesi dedi ki...

Okul döneminde olmadığımız için net birşey söyleyemiyorum ama şuna katılıyorum ki bebeklerken herşey daha kolaydı...
İç seslerinin bazıları hep seni kötülemiş yapma evde otursan bile ilgilenmek zorunda olduğun o kadar çok şey oluyor ki.Çalışan anne kötü anne değildir bana göre , sadece çok yere bölünmen gerekir ve bu da gayet yorucudur..
Allah kolaylık versin canım benim..

A-H dedi ki...

hahaha bende kendi ic sesiyle dovusen bir benim sanirdim, sen benden betermissin Asli bir de degil tam 11 tane, dile kolay :)))

yuklenme kendine bu kadar bence iyi bile idare ediyorsundur sen, ben cocuksuz bir kadin olarak daha kendimi ve adami bile idare edemiyorum yahu ;)

öz'üm dedi ki...

iç ses 1 bence çok haklı...onu dinlemelisin...can ingilizceden soğumuş..yoksa severek yapardı ödevini..ama öğretmende durduramadığı ödev yapmama durumuna karşı ceza yöntemini seçmiş.eğer bu ceza olmasaydı, olayı farketmek daha çok zaman alacaktı..
çalışan kadın olunca böyle suçluklar duymak normal.çalışan kadında robot değildir ya, onunda tembellik etmek, dinlenmek gibi hakları vardır..sıkma canını sevgi dolu bir takiple bu iş çözülür..

Nafile dedi ki...

İç ses altı'ya sonuna kadar katılıyorum. Hatta kötü örnek olmaktan korkmasam -ki hep olmuşumdur- cezayı falan boşverip sadece İngilizce öğretmenini değil tüm öğretmenleri protesto etsin derdim. Siz de bir anne olarak ağzıma biber sürerdiniz herhalde. :)

Aslısın dedi ki...

adaş, yaş maş "yaş" ben sana diyim:)

İkiz annesi, sağolasın, çalışmasam da çok farklı olmayacağım için yine kendimi suçlarım zaten:)

A-H,:)) içsesler korosu bir nevi işte. Adamı idare etmek nispeten daha kolay, o en azından büyük:))

Öz'üm, teşekkür ederim ve haklısın evet. Eve bir gideyim de bugün konuşayım bakalım.

Nafile, evet en acısından hem de:))

Adsız dedi ki...

Bunların hepsi geçecek ilerde Can bunu çok keyifle hatırlayıp,asiydim olm ,o yaş da protesto etmiştim diyecek belki sadece ah canım annecim nasıl da üzülmüştü benim için diyebilir,sen çok iyi bir annesin,annelik sadece ödevlerini yaptırmakla mı sınırlı?Can'a bir bak böyle bir çocuğu yetersiz bir anne yetiştirmiş olabilir mi?

İst

Aydedeye havlayan dedi ki...

ya Can en azından tepki vermeyi bilmiş. Bi şekilde tavrını koymuş doğru ya da yanlış. Bu iyi bi şey bence :) tabii çocuğum olmadığı için sağlam kararlar veremiyorum belli ama bu tavrı alkışladıktan sonra artık yavaş yavaş ingilizceyi sevdirmeye başlarsın :) çok güzel animeler falan var ingilizce altyazılı :) oturur izlersiniz beraber hatta çağırın ingilizce öğretmenini o da izlesin bi şeyler öğrensin gaddar adam! :))

Sibel dedi ki...

Suçlu muçlu değilsin!
Kendini tepkileri yoluyla gayet de güzel ifade eden bir zamane cevherinin annesisin... daha ne olsun?
bu çocuklar tam da bizim çocuğumuz olmaya yakışıyorlar, değil mi ama?

Aslısın dedi ki...

İst, canım arkadaşım iş başında her zamanki gibi, sen anladın:)

Aydedeye havlayan, işin acısı İngilizce'de ödev dışında sınıfın en iyilerinden ve çok seviyor. Adam resmen öğretmene tavır yapıyor, diğer hocanın derslerini yapıyor mesela:) Neyse bütün İngilizce'ye küsmemiş, sana yazarken onu fark ettim. Ayrıca şu animeler iyi fikir, bundan bağımsız
yapayım ben.

Sibel'immm, ahanda bu bakış açısına bayıldım ama yine de fazla havaya girmeden hizaya gelmekte fayda var, yoksa ben bu dalgayla ohh açılırım da açılırım:)

Caniş Kuş dedi ki...

Çocuk yetiştirmekten pek anlamasam da kendine haksızlık ediyorsun gibi geldi.İç ses bir doğru yolda.İç ses altıya da tamamen katılıyorum..Bence Can,kendi kararlarını alabilen,muzip ve özgür bir çocuk :)

ry dedi ki...

bence kendine kızma bütün suç öğretmenin. hiç insaf kalmamış bu öğretmenlerde. ödev yapmadı diye çocuk sınıftan atılır mı!? yazık değil mi çocuğun devamsızlık hakkına?

Ayla dedi ki...

Henüz oğlum çok küçük ve böyle olaylar henüz başımıza gelmedi,böyle bir durumda ne yapılabilir hiç bilmem.Yaşayacağız ve biz öyle göreceğiz. Yazınız çok hoşuma gitti,iç sesler nasıl da çarpişmış öyle yorum bırakmadan geçemedim

Nehir İda dedi ki...

Can kaç yaşında?
Benim oğluş (Nehir ida) 8 yaşında ve aynı sorunlar. Bu iç sesler gerçek sesim mi bazen ayrımı kaçırıyorum.

Aslısın dedi ki...

Caniş kuş, Can'ı öpesim geldi yeminlen:)

ry, olayın iç yüzünü öğrendim, ya ben yanlış anlamış ya Can yanlış anlatmış, kadıncağız sınıf dışına çıkarıp uyarmış onu meğer:)

Ayla, teşekkürler youm için. Sana da zamanı geldiğinde başarılar dilerim:))

Aslısın dedi ki...

Nehir İda, 10 yaşında, bu marka bebeler hep aynı ben sana diyim:) İç ses, miç ses diyorum ama hepsi benden neticede:)

öküz dedi ki...

'Suçlu anne sendromu' için geç değil mi be Aslım? :S

'Evde bebesini bırakan çalışan anne' ler muzdariptir bu dertten diye bilirdim... Can kocam yahu :))

ry dedi ki...

o zaman ya sen ilgisiz bir annesin ya da oğlun durumu çok iyi idare ediyor. kusura bakma, dost acı söyler.

API dedi ki...

Benim durumumu dusundum. 3 yasindaki oglum benim ingilizce de hatalarimi bulup gulseydi sen nasil hissederdin kendini diye?
Benim ingilizcem hic iyi olmadi, verilen odevleri de yapmazdim. Ben hep can gibi oldum. O tavir da almis bilerek yapmiyor. Benim tavrim butun hocalarimaydi sanirim.
Can a ne diye bilirsin ki? Bence kendisi ile konus onun fikrini al. Ortak bir yol bulun.

Aslısın dedi ki...

öküz'üm o birikim oğlum birikim:)))

ry, ilgisizlikte sınır zorladığım doğrudur bu ödev işlerinde, ben de onu diyorum işte:)

API, dün uzun uzun konuştuk hallettik. Adamın dersleri çok iyi, İngilzice en iyi derslerinden, sadece öğretmenin tavrını protesto için ödev yapmıyor ama dün orta noktada buluştuk onunla, öğretmenle de konuştum.