27 Haz 2011

İnsan olmak?

Yeni kayıt sayfasını açıp da bir süre yazamadan öylece kaldığımda, genelde o sayfa hep öyle boş kalıyor.

Öğleden sonra izlediğim video bir takım şeyler canlandırdı hayalimde, belki de öykü ama nasıl yazacağımı bilemedim. 

İncir Reçeli'ni izledim az önce, yazasım geldi ama bir nasıl yazı, henüz ben de bilmiyorum.

Ece Temelkuran'ın yazısı aslında insanlığımızı kaybedişimize dair uzun uzun yazmaya dürtmüştü beni ama aylaklık ettim, onu da yapamadım.

Şimdi nereden yola çıkacağını bilemez halde, sırf bu yeni kayıtı da yazının başındaki genellemenin içine atmamak için aklımdakileri döküyorum. 

Aslında bu sayfada da kalmıyorum; bir oraya bir buraya gidiyorum. Mesela birisi az önce Pucca'ya Ağustos'ta seni 52 kg istiyorum yazmış. Uzun zamandır yapamadığım diyet için ben de kendime Aslı seni Ağustos'ta 54 kg istiyorum desem, nasıl olur diye düşündüm. Eskiden böyle hedef koyardım kendime ve iştahıma yenilmezdim ama artık üç günden fazla direnemiyorum ve her rejimden sonra bir kilo daha alıyorum, nefsi doyurmadan geçen günlerin anısına.

Tüm bu saçmalama bir yana, aklımda duran ve ampül gibi yanıp sönen şey: Canı tehlikedeyken yine de insan olduğunu unutmadan birbirine yardım edebilmek. Yani başta söylediğim yazının son paragrafı. 

Kargaşa anında, sıkılan gazdan kendini korumak için arabasının penceresini kapatmak yerine arabaya alabildiği kadar insanı atıp uzaklaşmayı düşünmeyen ya da daha beteri, düşünüp de "adam sende" diyen zihniyet. 

Bize okulda, kitaplarda, birbirimize yardım etmemiz, zor durumda olan insanlara el uzatmamız öğretilmişti değil mi? Ama bunlar kitap sayfalarında yazıp da; bir arkadaşını ispiyonladığında ya da yardım etmek yerine bir tekme de sen vurduğunda, ödüllendiriliyorsan; sonuçta nasıl olmayı bekliyorsun ki?

Korkuyla, tehditle, yasaklarla büyümeye çalışan küçücük beyin, okuduklarından çok yaşadıklarından etkileniyor. Yalan söylemek çok kötü evladım derken, arkadaşına söylediğin yalana tanık olan bir çocuktan ne bekliyorsun? Yalan söylediğinde cezalandırmanın neye yarayacağını sanıyorsun?

Sonra belgeseller izler, hayvanların birbirlerine destek oldukları sahneleri gözün yaşlıseyredip, arkadaşlarına anlatırsın ama o arkadaşın yere düştüğünde, elinden tutup kaldırmak yerine kahkaha atar, ne komik düşmüştü diye düşünüp sonradan da gülmeye devam edersin.

Çok karıştı her şey, affedin ama biraz düşünün. Ben düşünüyorum, düşüncesiz ve bencil davrandığım zamanları hatırlayıp, kendimi azarlıyorum. Biraz azardan kimseye zarar gelmez. 

Aksi takdirde, ölen birini, arabanı kirletir diye oracıkta bırakır, gidersin ve sonra her gece rüyanda o adamı görebilirsin ya da o anı hep yeniden yaşarsın.


Bundan kötü ceza olabilir mi?
Vicdan, en büyük cezayı verir sana hem de o senin vicdanındır, atsan atamaz, satsan satamazsın.

14 yorum:

Hayatın Süs Payı dedi ki...

"Hani insanlar için çiğ süt emmiş derler ya" İnsanlar böyle bazen..kendini tanık yazdırma, aman kimseye kefil olma..Köprüden geçme davası vs. vs.
İnsanlar korkmuş Aslı..
Birazda korkutulmuş..
Az gelişmiş ülkenin az gelişmiş insanları..Ne yazkıki buda bir gerçek..:( :(

Aslısın dedi ki...

Sanki biz daha da az gelişmişken, bundan daha iyiydik. Az gelişmişin ani gelişmeye tanık olması belki de sebep.

AVRAM dedi ki...

Video iyiymiş hakikaten. Sakla onu. Arada dön bak. İnsanların sahnede dönmesi gibi dönmeye başlar beyninde. Hatta, videonun son bölümündeki dans sahneleri ile Ece Temelkuran'ın yazısını bile birleştirebilirsin.:)
Temelkuran'ın yazısı.. Son paragraf.. O öğrenme geç olmuş derim ben Ece için. şöyle filmi geriye sardığında, 80 öncesine kadar.. Sayın muhbir vatandaş cümlesini radyolardan bol bol duyulduğu 71 Mart'ı sonrasına hatta hatta.. Başka bir öğrenme ya da kabul ile karşılaşır insan. Anarşistten teröriste uzanan bilinç sıçraması. Başka şeyler de var. Her kanalda her gün yayınlanan g.doğuya ait, saldırı görüntüleri. Bunlar birleşir, camlar kapanır. Burası Beyrut olur mu? Kimbilir. Belki çoktan olmuştu, Temelkuran yeni fark etti.

kara kitap dedi ki...

yaklaşık 4-5 gündür sebebsiz bir melankolü içindeyim.haberleri izlemiyorum,en son cuma günü gazete okumuştum.ama nasıl umutsuz,nasıl yordun hissediyorum kendimi.havadaki gerginlik ve hüzün kokusu iliklerime işleyen.

Aslısın dedi ki...

Avram, tamam saklayacağım, çok teşekkür ederim, keşke sen yazsan aslında aklımdaki öyküyü:) O kadar güzel bir dille öyle güzel kurguluyorsun ki.
71 sonrasında tohumları atılan fidanlar şu anda kocaman ağaçlar oldular haklısın, o zaman bizler de geç de olsa farkına varsak ve Beyrut olmasak, olmaktan alıkoysak kendimizi keşke.

kara kitap, melankoli hep duruyor bir köşede, bir anda egemenliği ele almak üzere. Sonra dağılıyor bir anda ama yeniden gelmek için hazırlık yapıyor sanki içimizde.

büyük iskender dedi ki...

İnsan olmanın en güzel yanı sıkılınca şartelleri indirebiliyorsunuz... Ozaman çok da fark etmiyo ne yaptığınız...

cemre dedi ki...

dediğin gibi Aslıcım, daha az gelişmişken daha bir insandık bence.. içimizdeki insanlığı öldürdük mü yoksa ne kadar derine gömdük bilemiyorum..herşeyi çabuk tükettiğimiz gibi insanlığımızı da bir çırpıda tüketivermişiz..şimdiki halimize de güzel bahaneler bulup,"günün koşulları, hayat şartları beni bu hale getirdi" diyoruz ama yalan. insan istemedikten sonra hiç bir kuvvet seni değiştiremez, biraz işimize böylesi geliyor gibi...

Aslısın dedi ki...

Buyuk iskender ve cemre, haklisiniz isimize geldigi gibi, insaniz ya hakkimiz bu bizim

VaMoS BieN dedi ki...

vicdan evet süper ve mutlak hak buldurucu- hakedene de rahatsızlığın alasını verici tamam ama,
olmayanda da olmuyor be! var yani hakikaten böyle bünyeler de...

didem dedi ki...

Panik aninda beyin tam fonksiyonlu calismaz diye duymustum. O halde bile kendi ile ayni anda baskasini dusunen, kurtaran adam zaten KAHRAMAN dir! Ayakta alkislarim.

Syrakusa dedi ki...

Vicdan kusursuz bir işkence aletidir ve seninki iyi çalışıyor bu aralar..

YaşamPINARIM... dedi ki...

yeni kayıt yazmadan önce durup öyle kalıyormuşsun ya, yorum yazmadan önce de öyle durdum kaldım.. biraz düşünün dediğin gibi biraz düşündüm.. daha da düşünücem sanırım ama gerçekten şu yazdıklarına bayıldım!!!!

The King dedi ki...

Aslı ben seni yiicem sanırım. Böyle ham yapasım geliyor. Hayırlar olsun!

Aslısın dedi ki...

Vamos haklisin ne diyeyim

Didem kahraman olmaya da gerek yok aslinda arabaya birilerini alma esnasinda

Syrakusa bu cumlelerin beni olduruyor. Nasil guzel

Pinar canimm tesekkur ederim.

The king konu sensen hayirlar olur. Hiic merak etmem. Ayrica ben de seni seviyorum;)