25 Ara 2011

Yaşanmamış


Balıkçıda gördüm onu. Karşısındaki adama hiç ara vermeden, heyecanla bir şeyler anlatıyordu. Konuya kendini kaptırmış olduğu her halinden belli oluyordu. Balık etliydi, uzun, uçları dalgalı, koyu kumral saçları vardı. V yakalı siyah kazağı, yıllardır giyildiği, yıpranmışlığından belli kot pantolonuyla öğrenci olduğunu tahmin ettim. Tabii yaşı ve yanındaki sandalyeye koyduğu sırt çantası da, bana öğrenciliği çağrıştırmış olabilir.

Ben de ondan farklı değildim aslında. Karşımdaki adama, heyecanlı heyecanlı son yaşadığım olaydan bahsediyordum. Arada, nefes almak için kadehi ağzıma götürdüğümde, gözüm ona takılıyordu. Karşısında oturan adam, onun gibi 20'li yaşlarındaydı sanırım. Dalgalı saçları karışık, kalın kaşlı, esmer biriydi. Sakin bir hali vardı, iyi bir dinleyici olduğu da her halinden belliydi. 

Bir ara, genç adam tuvalete gitmek için masadan kalktığında, ben konuşmamı bitirmiş, karşılıklı susulan o anlardan birini yaşarken; yine gözüm ona takıldı. Çantasından çıkardığı kağıtlara bakarken, bir yandan, derinden gelen şarkıya eşlik ediyordu. Aramızda mesafe olmasına rağmen, sesinin güzelliğini fark ettim. Çok doğal bir şekilde kağıtları evirip çeviriyor ve odasında, ders notlarına bakarken, radyoya eşlik eder gibi, sesini sakınmadan, şarkı söylüyordu. Rahatlığını, umursamazlığını sevdim. Gidip, karşısına oturmak; bana da anlatsana şu mevzuyu, zevkle dinlerim seni, demek istedim. Belki anlatacağı şeyin konusu ilgimi çekmeyecekti ama emindim, inançla anlattığı her neyse, dinlemek keyif verecekti. Gözleri parlayacak, elleri sürekli hareket halinde, yaşar gibi anlatacaktı, bana da, her neyse kafasındaki şeyi.

Sonra belki, tuvaletten dönen adamın şaşırmasına ama yine de bana kibarca gülümseyip, oturmasına rağmen, ona hiçbir açıklama yapmadan, devam edecekti konuşmaya. Adam, beni onun eski bir tanışı sanacaktı, muhtemelen. Aksi mümkün değildi, tabii. Birbirini tanımayan insanlar, öyle pat diye gidip birbirlerinin masasına kurulmazlardı. Kurulmadım da. Onun şarkı söylerken takındığı doğal hale ayak uyduramadım ve oturduğum yerde, bunları düşünerek, devam ettim, önümdeki mezeleri tırtıklamaya.

Oysa yapsaydım, şimdi size şimdi bambaşka bir hikaye anlatıyor olurdum. Gerçek ve yaşanmış.
Bense; hayal kuruyorum, tahminlerde bulunuyorum. 
Kendimi yaşamaktan alıkoyduğum her hikaye gibi, bunu da rafa kaldırıyorum.

17 yorum:

OnlyVY dedi ki...

Ne zaman bir kitap yapraklarini cevirerek okuyacagim diye merak ettim birden :)

GÖK-TÜRK dedi ki...

Ve kim bilir her gün kaç ''Yaşanmamışlık''ın yanından geçip gidiyoruz bu şekilde ; yanında oturuyoruz...

ramazan cekic dedi ki...

Harikasin anlatimin akiciydi asli hanim

didem dedi ki...

Olsun Asli. Fanzati kurmak da guzel, bazen gercekle hayal karisiyor. Gercekten yasansa nasil olurdu diye merak ediyor insan...

Aslısın dedi ki...

vili, ben sana alırım bir kitap canımm:))

gök-türk, çook kez sanırım.

ramazan, teşekkürler:)

didem, evet yaşanmaması da hayali sıcak tutyordur belki:) avunma mode on:)

kuccukkurba dedi ki...

hayal kurmak güzel şey aslında insanın içini yeşertiyor sanki.
Yaşanmasa bile; hayali kurduran şey için yaşanmışlık hissi verdiği bile oluyor bazen...
Anlatım öyle güzeldi ki,teşekkürler;)

Aslısın dedi ki...

küçükkurbaa, ben teşekkür ederim asıl:)

Emine dedi ki...

hayalini okumak bile keyifliydi :)
sırada gerçekleri..

öküz dedi ki...

Tadınıdık geldi niyeyse :S

Marla Singer dedi ki...

aklımdan geçen herşeyi yapsam ne de mutlu olurum, içimde dur, ayıp diyen bütün o sesleri sustururum arada veeee işte o zaman mutlu olurum genelde
p.s. sonra pişman olsam da genelde amannnnnn olsunnnnnn
muckkkkk bu arada, pek hoş bir sinema karesi canlandı gözümde :))))

cemre dedi ki...

şu akşam saatinde sanki okumakta olduğum romandan bir sayfadayım sandım. yaşadığın o ana benide dahil ettin sanki masada seninle oturup bende onları izledim :)

beenmaya dedi ki...

bence senin şu an hayal kurarak, tahminlerde bulunarak anlattıklarında gerçek bir hikaye!

gülersoy dedi ki...

karşılıklı masalarda karşılaşırsak, kesin dayanamam küt diye gelir otururum masana, toplum baskısı, örf, adet ve gelenek batsın, yaşasın sevmek, sevilmek, sohbete dalmak, konuşmak ve şarap!

Must. dedi ki...

Yine kandırdın (:

Aslısın dedi ki...

eminee, hadi bakalım:))

öküzüm, oluyor işte:)

marla, o zaman kendi filmimizi kendimiz çekiyoruzz:)

cemre, çok teşekkür ederim, mutlandım.

beenmaya, neden olmasın, aksini kim kanıtlayabilirr:)

gülersoy, nolur gel, gelmezsen hakkında çok kötü şeyler yazarım:) ve evet şarap kesinlikle.

must. amacım kandırmak değildi ama:)

BAHAR DALLARIM dedi ki...

bazen hayali gerçekte bazen de gerçeği hayalle yaşamak tam bu işte...anlatım güzeldi ruhumuza değdi ...

Aslısın dedi ki...

teşekkür ederim bahar dallarım, hayal-gerçek bazen hepsi karışıyor işte.