10 Mar 2010

Mümkünse ToplanMAYAlım!


Toplantıları sevmediğimi söylemiş miydim?
Daha doğrusu iş hayatında ağırlıklı olarak gördüğüm ve bunala bunala, içinde bulunduğum toplantı kültüründen bahsediyorum.

Bence doğru bir toplantı için aşağıdakilere uymak, herkesin hem zamanını hem ruhsal sağlığını korumak adına zorunlu olmalı.


Toplantı öncesi konular belirlenir.
Katılımcı listesi, konuyla ilgisi olan kişilerle sınırlı tutulur.
Toplantı öncesi mutlaka gündem doğrultusunda ön çalışma yapılır.
Toplantı sırasında, gündemde yazan konular konuşulur.
Başka konularla ilgili gündem maddeleri "hazır sizi görmüşken aktarayım" diyerek, araya sıkıştırılmaya çalışılmaz.
Herkese söz hakkı verilir.
Toplantı süresi gündem düşünülerek planlanır ve aşılmaması için zaman yönetimine özen gösterilir.
Toplantı sonunda, konuşulan konular netleştirilir ve sonrasında toplantı notu katılımcılara gönderilir.

Bugün sabah 9:00-12:00 arasında sürecek bir toplantıdan, akşam saat 16:00'da çıkabildik. Sadece yarım saat yemek arası verildi. İnsan olana yapılmaz bu!

Bu toplantının gündem maddeleri ve içeriğine bakıldığında zaten üç saatten fazla süreceği belliydi. Uzatalım dendiğinde herkes "aa benim işim var, o kadar uzun sürmesine gerek yok" dedi.

Belirtmek isterim; toplantı geyik yaparak uzamadı. Adı, toplantı değil, tüm gün sürecek bir çalışma olmalıydı zaten.

Daha baştan, tanımda yanlışlık varken sonuç boşa giden günüm oldu.

N'ooldu iş vardı hani? Altı buçuk saat sürdü yahu, insaf edin!

Tam toplantı öncesinde, kısa toplantılara özenerek, Japonların ayakta toplantı yapmasından bahsedilmesi de ironik bir durumdu tabii.
Sen bunu konuş, sonra daha adını bile koyamadığın bir işe saatlerini ver.

Biraz planlı ol, akıllı ol!
Benim de canım var, ben de insanım!


Foto: farm1.static.flickr.com

13 yorum:

LuCiFerR dedi ki...

Of kii ne off o kadar saatt dünyayı kurtarmış olmalıydınız :D

Aslı dedi ki...

Nerdeee :)) Kendimize faydamız yok ki dünya kurtulsun :))

noranıngemisi dedi ki...

Tuvalet eğitimi verilen toplantı biliyorum ne diyorsun? :)

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

Herkesin hayal kurup evdeki bütçeyi çarşıya uydurduğu , kimsenin kimseyi dinlemediği bağırsak düşmanı aktiviteler. Klüpte yalnızın sanırdım :)

Eliza Doolittle dedi ki...

6.5 mu?! Yok artik daha neler...
Ona artik toplanti diil, hoplanti denir, oooyle bi yurek hoplatir!
Surada da yazmistim,

http://www.amsterdamdankartpostallar.com/2009/09/birakin-beniiigg.html

gereksiz uzun bi toplantida ölümsüzlüğün sırrı'nı açıklıyo olsalar yine de çekilmiyooo!

noranıngemisi dedi ki...

İşe ilk girdiğimde fabrikaya toplantıya gitmiştik, şirket içi, ben senelik review beklerken tüm toplantı boyunca tuvaletlerin nasıl kullanılacağı, kaç dk kullanılması gerektiğinden bahsedildi :)

bad-ı saba dedi ki...

bazı cins hoca türünün de bu bahsettiğinden farklı olmayan dersler işlediğini çok görmüşlüğüm var.2saat boyunca sıkış tepiş bir tahta sıra üzerinde hocaya odaklanmış yerinden sıçramaya hazır pozisyonda ürkek ceylanlar biz oluyoruz .hoca da her an saldıracak olan kurt oluyor.üstünlük onda olduğundan yanındakiyle dersin dedikodusunu bile yapamazken cinnet saatlerini hatırlamak bile yeterince kötü oldu.bunalıma girdim bak şimdi:))
yazık sana yazık bize yazık insanlığa mümkünse toplu biçimde hiçbişey yapmayalım zira her alanda içine tükürüyoruz:))

öküz dedi ki...

pis memuruslar... işiniz ne çalışacaksınız tabi:)

akşam 5, derdim yokun olacak elbet bir bedeli; hele ki kurumsal memurussan... :P

(iç ses: alla alla.... biri kafama mı vurdu, bana mı öyle geldi??)

kendi aranıza arıza çıkartıp, birbirinize eziyet etmeyin ama tabi. arıza çıkartma hakkı bir tek "big boss"'ta olmalı...

neyse; Aslı, al sen şu kartımı.. söyle muaf tutsunlar benzeri memurus gıcıklıklarından seni. biri illa can sıkacağım diye uğraşırsa gösterirsin "ben öküzün yakinniyim" diye..

NeSTaL dedi ki...

Toplanıldıktan sonra toplantının yararı oldu diye sorayım? Cevabın evetse şaşarım. Daha önce toplantıların başarılı bir sonuç verdiğine hiç rastlamadım çünkü. Sadece boşa geçen zaman. :S

Fery... dedi ki...

o toplantılar sırasında katılan 10 kişiden 9 u başka alemlerde olur hep 1 i napar derseniz de o işte sıra onda olduğu için bir iki laf eder :)

Aslı dedi ki...

Eliza: hoplantı ya da baylantı adı değişik kesin.

Noranın gemisi: Harika bir oryantasyon olmuş, kim bilir nasıl güzel kullanıyorsundur sen o tuvaletleri şimdi :))

bad-ı saba: evet ya tükürmekte üzerimize yok, işin içine etmekte de.

Öküz: Off öküz koptum yaaaa :))) Çok adisin, tahta değil boru çarptı kafan, haberin yok :)
Memurusmuş, öküz yakinimmiş.Ver ulen o kartı, amaaa bir toplantıya daha zorla katılırsam, bak napıyorum seni :))

Nestal: Toplantının sonuçları var evet ama bendeki yaranın derinliğine ulaşma imkanı yok. Yani benim açımdan zararlı oldu :))

Fery: Bir de o kadar saat konuşulan konulara ok diyip toplantıdan sonra tam aksi görüş bildirenlere ne dersin? Oradan sonra düşündüm de bunu yapmayalım gibi. Katil olursam ben mi suçluyum? Ben bir küçük memurusum oysa ki :))

Fery... dedi ki...

e-mail adresine bir resim gönderiyorum Aslı, görünce senin post aklıma geldi :))

Aslı dedi ki...

sağol fery :) onu aramış ama bulamamıştım bu yazı için. neyse en azından arşive almış oldum :)