14 Haz 2010

Ah O Gemide Ben de Olsaydım!

Dün akşam şu festivale bakmış olalım diye Bebek'e gidiyoruz. Amaç, pazartesi sendromu yaşamamak için evde durmayıp, sakin bir gece geçirip, sonra da uyku moduna girmek.

Ama şunu göz ardı ediyoruz: İhtimaller ve Tesadüfler Prensi yanımızda! Hiç beklenmedik anda bazen belirir bazen sözleşilir ve gelir ama bir şekilde tesadüfleri, enteresan tanışmaları ve sürprizleri yanında getirir.

Sayesinde çeşit çeşit insan tanıyıp, "onu yapmam, oraya gitmem" diye ayak dirediğim bir çok şeyi yapar, bir çok mekana gider hale geldim.

Dün de huysuzluk edip, "ya saat gecenin 12:00'ı, sabah erken kalkacağız, tekneye binmek istemiyorum" dırlanmalarıma çabucak son verdim.

Böyle alakasız bir grupla alakasız bir gün ve saatte bir daha ne zaman böyle bir aksiyona girersin, dedim. Sustum, boyun eğdim.

İyi ki de eğdim. Gözlerimden uyku akıyor ve öğleden sonra performans göstermem gereken bir yere gittim, yoruldum. Ama yaşadığım da yanıma kar kaldı mı?
Kaldı.

Gece denizde olmak, 5 litrelik Sırma şişesine satsuma votka koyup, buzu karada unutup, Sırma şişesi, korsanlar, yolda parmağını, bacağını kaybeden grup üyeleri üzerine yapılan ilkokul esprilerine miden kasıla kasıla gülmek.
Şarkı söylemeye başladığında birden daha da güzelleşen, güzel gözlü kızla büyülenmek.

İhtimallere izin verince; tesadüfler, tesadüf olmaktan çıkıp, güzel anılar haline geliyor.
İzin vermezsen de kıyıda oturup, söylediğin şarkı "Ah O Gemide Ben de Olsaydım" oluveriyor.

8 yorum:

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

İhtimallere evet diyebileceğim bi yolculuğa çıkıyorum ben yarın, şşş, aramızda kalsın, kimselere ses etmedim bu sefer :) İyi ki demenin tam zamanı senin için, darısı başıma, sevgiyle...

öküz dedi ki...

Hıh işte...

Öküz o ihtimal yaratgaçlarından sıklıkla kaçıyor..
Kaçtıkça/erteledikçe uzaylı kıyafetlerine bürünüyor; yeni kıyafetine alıştıkça da korkaklaşıyor..

Oooof offf... Nolcek bu memleketin hali?

Sokak Kedisi dedi ki...

Kalıpların arasına sıkışmak yerine hayata bir fırsat vermek iyi fikir Aslıcım, aklımda tutmaya çalışayım bu kıymetli kulak çekmeyi :)))

Öküz'e Not: Al benden de o kadar :/ Aslı'yı okuya okuya yola geliriz belki :))

B. dedi ki...

Bir gün Satsuma Binboa Votkayı sen çok beğendin diye deneyeceğim ve kuvvetle ihtimal seni çok güzel anacağım Aslı. :)

Talepkar bir blog okuyucusu olarak da derim ki ama ya Bebek festivali? Gözlemlerin? İzlenimlerin? Tekne ve kendini hayata bırakmanın keyfi sildi süpürdü mü onları? :)

Aslı dedi ki...

Sıradan bir sazan: Ohh hadi sana iyi yolculuklar, ben kimseye söyleme sözz :)

öküz: Her ihtimal yaratgaçla işim olmaz, ben de ilk defa bu yaratgacı benimsedim. Hadi sana da böyle bir arkadaş nasip eylesin yüce rabbim :))

Sokaamın kedisi: hadi hadi azıcık hareket, ben bile ettikten sonra inanın siz de edersiniz.

B: Satsumayı iç beni de an. Festivali gezemedim bile zaten geç saat gitmiştim karanlıkta ancak alkole verebildim kendimi. Gündüz o kadar sıcaktı ki evden çıkasım hiiç gelmedi. Bir dahaki festivale inşallah.

Sibel dedi ki...

Evet, her ikimiz de tesadüfleri yazmısız.
What the bleep do we know?

Ahmet Coka dedi ki...

http://www.vimeo.com/11919297
ugvey "tesadüf diye birsey yoktur" der. Dolayısı ile son cümlende vardığın noktadayım ben de... Anılarımızı çoğaltma becerimizin farkına varmak o kadar basit birşey ki... :) Sevgiyle...

Eliza Doolittle dedi ki...

Ahhhh muhtesemmm! Yasasin bebek, yasasin spontan programlar ve yasasin esrik olabilen guzel ruhumuza ufak armaganlarimiz