15 Haz 2010

Fikrim Var!

Düşündüm taşındım ve insanların orta yaş sonrası, çocuk sahibi olmalarının çok daha sağlıklı olduğuna karar verdim.

Bilmiş bilmiş konuşuyor gibi gelebilir sesim oraya ama orta yaş öncesi çocuk sahibi olan bir insan olarak; bunun sonuna kadar arkasındayım.

Biz kendi çocukluğumuzda halledemediğimiz sorunlarımızı hayatımıza, büyük insanlar gibi hareket etmemiz gereken ortamlara taşırken; halledilmemiş bu sorunlarımızla, gözümüz gibi baktığımız yavrucuklara neler edebiliriz, bir düşünün!

Mesela okuyamadıkları okulları, olamadıkları kişileri kendi mülkleri gibi gördükleri çocuklarına dayatan ana babaların, bilinçaltında hep çözülmemiş, üzeri örtülmüş sorunları yatıyor.
Biraz bilinçli olanlar, çocuklarını kendilerinden farklı ve ayrı bireyler olarak kabul edip, onları ve seçimlerini saygıyla karşılamaya gayret ediyorlar.

Ama geçmişten kaçış mümkün olmadığı için halı altına süpürülen daha derindeki mevzular; biz farkında olmadan hareketlerimizde vücut buluyor.

İnsanlar, hayatı sorgulama, anlam bulma, kendini tanıma gibi süreçlerin önemli bir bölümünü orta yaş döneminde yaşıyorlar.
Orta yaş öncesinde de bu konular kafamızı belli dönemlerde kurcalıyor ama bu dönem, ister istemez ergenlik dönemine göre daha çok yaşanmışlık içerdiğinden; kilit zaman.

Ben beş yaşında çözemediğim sorunlarımla hala uğraşırken; Can beş yaşındayken ona neler yaptım acaba diye düşünüp, hayıflanırken buldum bu sabah kendimi.

Al işte, şimdi herkes bana hiç anne gibi görünmüyorsun ve davranmıyorsun aman da ne güzel, derken; belki Can anne gibi birisini istiyor ve ona ihtiyaç duyuyordu.

Ben dört sene önce orta yaş bunalımının dibine vurmuşken; zavallı beş yaşındaki oğulcağızım acaba neler yüklendi benim yüzümden?

Ölmüşle olmuşla çare yok derler.
Ben de U dönüşü yaptığım ve Can'a daha bilinçli davranmaya başladığım dönemi düşünüp, çocuk evlendiğinde de aklım başıma gelebilirdi diye kendimi avutuyorum.

Asla çocuk sahibi olmak istemiyorum, diyen biri olarak bu zamana kadar öğrendiğim en önemli iki şey:
Asla "asla" deme!
Bazıları, anne-baba olmaya daha uygundur. (Ben değil)

Görselsi

17 yorum:

A-H dedi ki...

Daha yeni izlemeye basladim blogunuzu, goruyorum ki cok dogru bir yerdeyim :) bu yaziya sonuna kadar katiliyorum.
Bende oyle kizginim ki kendi sorunlarini cozememis anne babamin kucuk yasta beni dunyaya getirip benide o sorunlarla harmanlayip buyutmelerine :))
biz gumburtuye gittik bari bizimkiler gitmesin degil mi ;)

aslı hayvanı dedi ki...

bence illa çocuk olacaksa da bebekliği gençliğimize denk gelsin, fiziksel performans açısından. yaş kemale erdikten sonra bu sefer yorgunluktan depresyona giriyor insan.

çocukluğu ise olgunluğumuza denk gelsin, dediğin şekilde insan gibi davranabilelim garibimlere diye.

yine imkansızı isteyerek kendimi cenderelere sokmayı başardım görüldüğü gibi :D

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

Tek yapabildiğim oğlumu gözlemlemek. ve inandım ki , gerçekten ona empoze ettiklerim benim eksilerim. Beter Böcek her anlamda ve heryerde 1001 kaplan gücünde..

Aslı dedi ki...

A-H: Hoşgeldin. Baştan anlaşalım bana "sen" de. Biz gittik gümbürtüye yavrular korunsun dediğin gibi :)

Adaş, kafam karıştı ya, şimdi ben ne yapacağım? çocukluğuma döneyim, sonra olgunlaşayım ama çocuğu iki senede bir yaş alacak şekilde mi büyüteyim :))

Beter Böcek:1001 kaplan gücündesin demek :)) Allah gücüne kuvvetine halel getirmesin, Allah seni başımızdan eksik etmesin :)))

b.n.n. dedi ki...

bir çocuk gelişimci adayı olaraktan diyorum ki,, "orta yaştan sonra çocuk sahibi olnunmalıdır" cümlesine onay vermiyorum. zira insan kendini ne zaman yeterli olgunluğa geldiğini farkederse ve ne zaman kucağındaki minik bir bedende çıkan o büyük sorumluluğu üstlenmeyi göze alırsa o zaman çocuk sahibi olmalıdır diyorum. tamam akıl yaşta değil baştadır demiyeceğim çünkü aklı başa geitren de yaştır. ma orta yaştan sonra çoğu insan kendine bile yetememeye başlar ki kendi alevlerini söndüremeyen biri o saatten sonra bir çocuğun alevlerini nasıl söndürür orası da muamma... ayrıca birebir gözlem ve yaşadıklarıma dayanaraktan şunu söyleyebilirim ki çocukla birlikte büyüyen bir annneyle kurulan bağ ileride o kadar kuvvetli oluyor ki =)) sade ve sadece her hayatın farklı olduğunu ve yapılamayanların illa göbek bağı olan birileri tarafından yapılma gibi bir zorunluluk taşımadığını kabul etmekte bitiyor,,,
ha unutmadan sen Can'a 5 yaşındayken naptığını düşünebiliyorsan emin ol ki anne kapasitesine sahip birisin;))

Kağıttan Gemiler dedi ki...

Sevgili Aslı,
Bugünlerde ben de tam bunu sorguluyorum. Sonunda hep kızım adına üzülüyorum.
İyi bir anne idim. Evet geçmişte, ne zaman kızım okula başladı, o zaman benim annelik bitti. Ben okul öncesi çocuklara talibim. Sonrası için ise bin fırın ekmek yemem lazım.
Selamlar

Beyaz dedi ki...

Bence sen iyi bir annesin Aslı ki oğlun sana çok bağlı.
Ben de tam zıttını dünüyorum aslında erken anne baba olmak çocuklar için iyi bir avantaj olmalı

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

Aslı , Beter Böcek oğlum :)

Aslı dedi ki...

syrakusa: puhahahaaa :))) o zaman bütün dualarım oğlunaaaa :))

b.n.n: Ben de psikoloji mezunu birisi olarak; orta yaşın önemli olduğunu düşünüyorum. insan kendini bir şeylere hazır hissedebilir ama insan gelişir ve değişir. Ama orta yaşı atlatıp adam olamamış nice insan vardır değil mi:))

Kağıttan gemiler: okul öncesine varım diyorsun yani :))
O da güzel, nöbetleşe yaparız bir şeyler.

Beyaz: Valla inşallah iyiyimdir, Can bakalım ileride ne diyecek. Erken anne baba olma arkadaş olma gibi gelse de anne-baba açısından da çocuk açısından da daha oturmuş bir karakterler daha iyi olabilir benim görüşüm.

aslı hayvanı dedi ki...

düşündüm de (sabahtan beri düşünüyormuşum meğer) 28 yaş ideal sanırım. doğurduğunda genç sayılırsın binevi. geceleri bir saat uyku temposuna filan sadece birkaç sene evvelinde alemlerde sekmekte olduğundan adapte olabilirsin. daha henüz totoyu yaymamış, enerjik v.s olma ihtimali de yüksek. orta yaş bunalımını filan da çocuk yürümeye başlarken atlatmış olursun, arada kaynar.

çocuk 4 yaşına geldiğinde 32 yaşında olacaksın. yeterince olgun bi yaş, di mi? bilmem... mantıklı gibi geldi bana (ne işime yarayacaksa :D)

life dedi ki...

herkesin anne baba olmaması gerektiğini düşünüyorum.çocuk sahibi olmak en zor sorumluluklardan biri.bu kararı verirken anne baba olacak kişilerin içlerinde ukte kalan birşey olmamalı.ama bu ukte kalma meselesi yaşla ilgili olmadığını düşünüyorum.
arkadaşlarımın çocukları var diyip benimde olmalı diyip çocuk sahibi olan bir çok insan var.bunlardan yakın çevremde var ve böyle düşünen kişiler orta yaşın üstünde.çocuklar anne babam sevgisinden uzak oldukları için bunun sebebide anne olamamaktan. ve hırçık, söz dinlemeyen kendine güveni olmayan çocuklar olarak büyüyorlar.hayatları boyunca psikolojik sorunları olacağı şimdiden aşikar.
önemli olan annelik duygusunun insanın içinde olması.eğer varsa her yaşta iyi bir anne olabilir.ama yoksa orta yaşıda geçse iyi bir anne olamaz...

Sokak Kedisi dedi ki...

Fikrini seveyim senin akıllı anne :))

Facebook sayfam açık arka planda ve Apocalyptica/One çalıyor. 5 dakika kadar iptalim derken okudum yazını ve bu ruh haliyle bile hak vermeden edemedim.

Olgun yaşta anne - baba olmanın verdiği güven duygusunu erken yaşlarımda anne olsam yaşayamazdım sanırım.

Fakat gene de hata yapıyor insan, bu sefer de çok irdeleyip en iyisini seçmek krizine girerek yapıyor. 32 Yaşında anne oldum, miniğim henüz büyüyor ve şimdiden birlikte yaşadığımız 6 yıla ait keşkelerim var be Aslı'cım...

Kuralları koyup "Hayır" dediğim zamanlar da çoğunlukta fakat oğlumun ileride birgün geriye baktığında mutsuz bir çocuk olduğunu düşünmemesi için gayret ediyor, yüzünde açan gülücüklerle bende her gün biraz daha büyüyorum.

Öpüyorum Can'ı da yanacıklarından :)

Sweet Leaf dedi ki...

Ya ben de ortayaş sonrası sahip olunmuş bir çocuğum ama... Açıkçası pek hoş bir durum değil. Özellikle ergenlik döneminde "Ben daha yirmili yaşlarımdayken ailemi kaybedersem ne olacak, o yaşlarda hayatta tek başıma kalırsam?" sıkıntıları geçirmiştim ve büyük bir takıntı haline gelmişti bende bu. Şimdi de her işimi yaparken ailemin yaşını da hesaplamak zorunda kalıyorum, malum tansiyon, şeker gibi rahatsızlıkları var yaş itibariyle, benim bir dersten kalmam ya da geçmem bile babamın tansiyonunun çıkmasına neden oluyorken, yaşıtlarım cayır cayır rahatlıkla sınıfta kalabiliyor, ders çalışmıyorlarken bu pek hoş değil gerçekten. Yaşamadan bilinebilecek bir durum da değil. Siz daha olgun yetiştirmek istiyor olabilirsiniz çocuğunuzu ama yaşları birbirine yakın anne kızlara da çok özenmişimdir, yakışıklı ve genç babalara da. Benim hep olgun ve benimle bir çılgınlık yapmak yerine bana öğretmenlik yapan bir annem oldu, babam da kendimi bildim bileli yakışıklı bir ihtiyar. İkisini de çok seviyorum ve seçimleri için onları suçlamak gibi bir hakkım yok ama seçme şansım olsaydı onlarla daha çok ve daha yakın vakit geçirmek isterdim, çocuğunuzla aranıza kuşak farkı girdiğinde gerçekten çocuğunuz sizden uzaklaşacaktır.

Eliza Doolittle dedi ki...

Aslıcan, öncelikle çok özlemişim seni...
Yazındaki belli bilinçlerle, ruhen hazırlık sürecini tamamlamış bir halde, çift olarak enerjini oturtmuş olarak anne baba olma kısmına katılıyorum...ama tahammüllerini yitirmemek, takvim yaprakları arttıkça hayatın çarklarında azalan sabır ve sükunet çizgilerini yıpratmamak, çocuğunla arana yüksek kuşak duvarları örmemek adına da dengenin kaçmamasından, çok da geç kalınmamasından yanayım...
Ben 31 yaşındayım. Önümüzdeki 1-2 yıl içinde anne olmak istiyorum. Hem yaş ve konum olarak iyi ki daha erken yapmadım diyorum, hem de annemle aramızdaki 21 yaşın ne kadar keyifli bir dostluk yaratabildiğini görüp acaba geciktim mi diye de hayıflanıyorum...

Sibel dedi ki...

Konuya başka bir açıdan yaklaşayım ben de.. Dünyaya gelecek her ruh anne ve babasını seçerek geliyor. Sen dilediğin kadar planlı programlı ol, olması gerektiği anda anne oluyorsun. Seni anne olarak seçen bir ruha annelik ediyorsun. Bir misyonu var anne ve çocuğun birbirlerine karşı. İrade sende görünüyor ama çocuğunun seni, senin onu algılayışın bile bir yazgının eseri.
Son zamanlarda acmos terapi, aile dizimi, nefes terapisi gibi "tam benlik" konularla pek ilgilendim. Kendi bilinçaltımı o kadar deştim ve doğum haritalarına o kadar daldım ki vardığım sonuç budur!
ve eminim sen de tam olması gerektiği gibi bir annesin Can için! O yüzden her ikinize de ne mutlu!

Aslı dedi ki...

aslı: ben 28'de doğurdum olmuyor tam, unut onu :))

life: haklısın, olmayacaksa da olmuyor yaşla başla.

sokak kedisi: işte doğru yaş, doğru kadın :) hep yüzünüz gülsün oğlunun da senin de.

sweet leaf: bir de işin o tarafı var, umarım sağlıkla daha nice seneler birlikte olursunuz.

Eliza'm: Ben de seni özledim, endişe yok, her şeyin en güzeli olacak, senin kalbin güzel olduğu için. Öperim.

Sibel: Yani Can kendi etti kendi buldu diyorsun :)) Bak bu fikir hoşuma gitti benim, napalım o beni seçmiş canım :)) Hayatımızda karşımıza çıkan her insanın bir anlamı varsa e çocuğumuzun da olmaması için bir sebep yok aslında.

NiLaY dedi ki...

evet sonuç güzel asla asla dememek gerek :)