5 Tem 2010

Küçük Kızın Hikayesi


Küçücük, turşucuk, tatlı mı tatlıcık bir kız varmış. Güzel gözlerinin içi güler, kızgınken bile o gözlerin içindeki pırıltı sönmezmiş. İçinin güzelliğiymiş, yüzüne yansıyan.

Kısacık hayatında, çok sevmiş, değer vermiş, zaman zaman da acı çekmiş. Acı çeke çeke büyümüş, akıllanmış. Ama sevmekten, heyecanlanmaktan, kalbini olduğu gibi açmaktan asla vazgeçmemiş.
Sadece daha sakinleşmiş, durulmuş, acıları olgunlukla karşılamayı öğrenmiş.

Hayat her zamanki gibi herkese bir ders vermekle meşgul olduğundan; bu güzel kızı sevginin, bağlılığın önemini anlatması için bir adamın karşısına çıkarıvermiş. Güzel kız yine bütün kalbiyle sevmiş ve bir o kadar da sevilmiş.
Ancak adamın henüz dersi tam anlama ve sınavı geçme vakti gelmemiş. Biraz daha olgunlaşması, böyle bir sevgiyi gördüğü yerde içine sokup, asla bırakmayacak kadar büyümesi gerekiyormuş.

Güzel kız, yine üzülmüş ama bu sefer kendisi için değil adam için üzülmüş. Adamın sevgisinin, yakaladıkları özel şeyin değerini bilememesine üzülmüş. Gel gör ki; bu söyleyerek değil yaşayarak öğrenilen bir ders olduğundan; adam bunu vakti geldiğinde anlayacak ve kabul edecekmiş. Belki de hiç öğrenmeyecek ve hayattan başka dersler almaya devam edecekmiş. Herkesin kendi seçimini yaşadığı bir dünyada, bu adamı yargılamak da ne bana ne de bir başkasına düşermiş.

Hem benim derdim küçük, güzel kızla. Onun mutlu olması, kalbini hep güzelliklerle doldurmasıyla.


O güzel kızın ışıl ışıl gözleri nasılsa yine parlayacak. Güzel kalbinin değerini ya o adam ya da bir başka şanslı adam anlayacak.
İşte o zaman benim küçük, güzel, turşucuk kızım da çok ama çok mutlu olacak.


Görsel: Irisz Agocs - Infinite

9 yorum:

Sibel dedi ki...

Bu küçücük fıçıçık kız ne kadar da bana benziyor şekercim.
Ne güzel yazmışsın ama içim guzelliklerle doldu, seviyorum bu güzel kalbini dört yapraklı yoncam ;)

Adsız dedi ki...

kala kaldım! hani ne olsa şimdi çok mutlu olurdum diye sorsalar, işte bu yazı, bu yazı olsa müthiş mutlu olur, kon kon kelebek halime geri dönerim derdim:)

yarın kocaman sarıldığımda size, bu yazının hakkını da vermiş olacağız:)

küçücük fıçıçık kızınız sadece size bu kadar şeffaf olabiliyor...

miray:)

Aslı dedi ki...

Sibelciğim; küçücük kızıma fıçıcık dediğin için seni kınıyorum, turşucuk o :)) Ama sana çok benzediği de kesin, için hep güzellikle dolsun zaten. uğurlu yoncalarla dolsun her yer...

Miray: Ya sen de kendine fıçıcık diyorsan gerçekten benim söyleyecek bir şeyim yok. Ben yazıyı değiştireyim :)) Hep mutlulukla kala kal bu hayatta, sana o yakışır.

KYBELE F dedi ki...

küçük kız yoluna yine ışıldayan gözlerle devam etsin..

sevebilen küçük kızın minik kalbine sevgiler yolluyorum daha çok sevebilsin diye...

Aslı dedi ki...

Kybele F, teşekkür ederim, ileteceğim küçücük turşucuğuma.

Eliza Doolittle dedi ki...

Küçük turşuna de ki, ne yaşanmışlıklar gördük, ne kalp kırıklıklarımız oldu, ama hiçbiri bizi biz yapmanın küçük yapıtaşları dışında derin izler bırakmadı, bırakmasın...Harika yazmışsın, öperim

Adsız dedi ki...

Birden tekrar okumak geldi içimden, okudum ve bir kez daha iyiki siz hayatıma girmişsiniz dedim kendi kendime, çok fazla söylüyor muyum ya da hiç mı söylemiyorum bilemedim , ne kadar özel oldugunuzu, ama mutlaka hissediyoruz! bu sefer bankır bankır söyleyesim var. Çok seviyorum Asli hanım sizi...

Ps: küçük kız çok mutlu, bu sefer gercekten mutlu!

Aslı dedi ki...

Hep mutlu ol sen, zaten öyle gerekiyor, senden ötürü :)

şebo dedi ki...

evet yine parlayacak ama ya o çekilen acılar, ne kadar olgunlaşmamız gerekiyor ki daha?