28 Mar 2011

Tutuklu


Sadece iki saat uyudum ve kalbimin bir saattir çarpmasına neden olan bir kabus görüp, uyandım. Sen misin kitap okuyup, anlaşma yapıp, kitabı yarım yamalak aktarıp, sonra da rahatça uyuyan? Anlaşma öyle olmaz, böyle olur, dediler. Ama sanmayın vazeçtim verdiğim sözlerden, kabusu anlamaya çalştım ve büyük oranda çözdüm mevzuyu. 

Babamı düşündüm, onu affetmek için ilk defa gerçekten düşündüm, olan her şeye "bana" yapılmış gibi değil de; "olmuş" gibi bakabildim, sanırım kabullendim ve sonunda inanarak, öylesine değil, gerçekten affettim. Bundan sonra bunu yaşama yansıtmak kalıyor. Geçmişten biriktirdiğim ve sürekli kelimelerimle ve gözümde canlandırmalarımla yaşatıp, yakamı bırakmasına izin vermediğim kötü anıları da zihnimde ve dilimde tekrarlamamaya söz verdim. 

Güzel şeyler geldi sonra aklıma, eskilerden. Hatta babamla ilgili güzel bir sürü şey hatırladım, içim ferahladı. Ama içimde bir şey hala mücadele ediyor ki; kalbim korkuyla çarpmakta. Dile kolay en az 35 senenin birikimi, hadi dediğimde, gitmemekte direnmeleri normal. Yapabileceğimin en iyisini yaparak yazıyorum şu anda ve devam edeceğim gerekirse yazmaya, konuşmaya ve telkine.

Kitapta, anne, balarımızın, ortak bilincin ve daha bir çok etkenin bizi kendi korkuları, düzene sokulmuşluklarıyla büyüttükleri ama kocaman insanlar olduğumuzda yapacağımız seçimin ya onların korkularıyla yaşamak ya da sıyrılmayı seçip, kendimizi yaşamak olduğu yazıyordu. Yani sadece dört maddeden oluşan bir şey değildi bahsettiği. Kabus sayesinde bu daha önce yazmadığım yerlere uyandım. İyi oldu. Geçmişte tutuklu kalmak mı yoksa bugünü yaşamak için kendine inanmak mı? Ben ikincisi için yola çıktım, yoldakilerle ve çıkacaklarla beraber hepimize iyi yolculuklar.

Artık bugün olmuş yarında, azıcık huysuzluk edebilirim uykusuzum diye ama bu şu anda küçük bir detay.

Hem belki de etmem, içi ferahlamış, uykusuz birisi olarak gezinirim etrafta, kim bilir? 

Günaydın!

Görsel: Alessandro Gottardo

12 yorum:

öz'üm dedi ki...

aslıcım, bu güzel kitabı bana önerddiğin için çok ama çok mutlu oldum...güzelliklerini benimle paylaşan beni mutlu etti.

Nehir İda dedi ki...

akşam da diyecektim olmadı kitabı merak ettim. Geçmişte kalmak değil de bakmak seviyorum çünkü cidden çok güzel şeyler var gördüğüm.
Günaydın:)

Aslısın dedi ki...

Öz'üm, her zaman. Umarım seversin.

Aslısın dedi ki...

Nehir ida, okumanı tavsiye ederim. Güzele bakmak sevaptır:)

Cornflake Girl dedi ki...

affetmeye karar vermekle, gerçekten bu fikri içselleştirip kendini o kötü anılardan sıyırmak arasında epey bi zaman geçiyor.. ikinci kısma geçmene çok sevindim :)

Tibetin annesi dedi ki...

P.Coelho'nun Elif kitabını henüz bitirdim. Orada zaman dedilen şeyin aynı anda yazıldığı, aslında dilendiği takdirde geçmiş dediğimiz an'a tekrar gidip, yaşanılanları, kendimizi tekrar affedebileceğimizden bahsedilmiş (zaten bildiğin şeylerin tekrarlanması diye de bakabiliriz tabii). sanırım herşeyden önce insanın kendini affedebilmesi önemli... kendini affedibilen zaten herkesi affedebilirmiş... boş yazılar oldu biliyorum ama bunları yazasım geldi işte, kendi kendime konuşmuş olayım ben de :)

EminE dedi ki...

aldığın kararı uygulamaktaki hızın adına ayrıca bir kutlarım seni..korkuyla çarpan yüreğin çıktığın yolculukta,dilerim mutluluk ve heyecana bırakır yerini Aslıcım..
o kadar uykusuzluğa bünye isyan eder dikkat et kendine arkadaşım :)
not:sözü geçen dört maddeyi ben de dikkate almaya çalışacağım bakalım yapabilirsem :)

Sibel dedi ki...

Aslım, bendensin yine.. Ben de ne zamandır babamı affetme ritüelleri düzenliyorum kendi kendime. Bilmiyordum ama bir şekilde ona karşı öfke biriktirmişim içimde, onca sevmeme rağmen. bilinçaltı enteresan bir şey.
ve evet Tibet'in Annesi'nin dediği ve Elif'te de Paulo'cuğumun teyit ettiği gibi zaman lineer değil. herşey şu anda oluyor ve düzelttiğin her hatıra şu anı etkiliyor.
ay ne güzel, herkesin şu Kova bilincine erişmekte olması :)))

Sazan dedi ki...

Adım sıralamasında, ilkini halletmişsin gibi görünüyor ve senin adına çok sevindim, aynı şeyi yapmaya uğraşsam da sanırım daha yeterince istemiyorum...

Elbet zamanı gelecek ama...

Huysuzluğu ben devraldım, senin gül yüzün gülsün :)

öküz dedi ki...

İç ses: "Niye içim burkuldu benim?" :S

Aslısın dedi ki...

cornflake girl, özledim seni. o zaman bu zaman, bakalım...

Tibet'in annesi, neden boş olsun yahu o boşsa benim yazdıklarım bomboş.

Emine'm, yaparsın elbet, yeter ki karar ver. Ben sürekli kendimi uyarma halindeyim, zaten uykusuzum gözler kapanıyor bir de akıllı olmaya çalışmak, çook zor çokk:)

Sibel'im, kova bilinci bana en iyi gelen bilinçlerden gerçekten, aman yakın dursun mümkünse:)

Sazan:)) tamam huysuzluğu istediğin an gönüllü birine devredersin o zaman:))

Öküzüm, biraz benim de, ondandır.

Ful yaprakları dedi ki...

ben de bir film izledim dün, sonra uykum kaçtı, zaten saatlerden dolayı şirazem kaymış durumda..
bende saatlerce döndüm durdum..çok iyi anlıyorum seni!