16 May 2011

Güneşimmmm!

Aman Allahım ne kadar özlemişim gerçek bahar havasını. Bahçelerden gelen, yeni biçilmiş çimlerin kokusunu doya doya içime çektim, bugün yürürken. Hava koşullarını, plan yapmama rağmen zorunlu nedenlerle, iki gündür evden çıkmamamdan mütevellit anlayamamışım, eve dönerken ter içinde kaldım. Matruşkalar gibi giyinmişim sabah çıkarken ama yarına hazırlıklıyım. Mutluyum, yaz geldi be!

Bugün beynimin içine biri sünger yerleştirmiş gibi oradan irtibat kurdum çevremdekilerle. Fazla irtibat da kurmadım, sünger beynimdeki bütün suları çeker de ters bir şey yaparım, iyice tadım kaçar, diye. Kadınsı şeyler yaptım, saçlarımı kestirdim, kendimle ilgilendim. İyi geldi, eve dönerken çayır, çimen derken sünger gitti, ben geldim. Bir arkadaşım, sen evde oturunca yazmıyorsun dedi bugün. Haklı galiba, eskiden evde olmayı çok severdim ama artık içim sıkılıyor evde. Kendimi dışarı atmam lazım ama uzun süre evde kalınca sosyal ortamlara da adapte olamıyorum ki; bugün akşama kadar o hale tanık oldum. Neyse dedim ya, geçti.

Yeşil eriğe bayıldığımı söylemiş miydim? Bizim yemekhanenin çürük çarık meyveleri içinde erik bile güzeldi bugün. Sanırım bugünün dönüm noktası o eriklerdi. Onları yedikten sonra bir şeyler oldu bana, içim yeşerdi sanki. Diş kamaşmasına rağmen bol tuzla o erikleri götürürken halimi görenler, ne düşündü bilmem ama o anda umrumda değildi.
Bir şeyden çok keyif alıyorsam eğer her zaman takıldığım başkaları ne der, psikolojimden çıkıveriyorum. Çok seviyorum o anları. Kendimden çok başkalarını önemsediğim zamanları sevmiyorum ama yine de yapıyorum bunu kendime. Ne saçma oysa! 

Bugün yine Asu Maralman'ın şarkısını dinledim defalarca. Nesine takıldım bu şarkının bilmiyorum ama kendimi alamıyorum, dinliyorum da dinliyorum. 

Yolda yürürken ne kadar çok şey düşünüyor insan. Onun için sokaklara atmam lazım kendimi, aklıma bir sürü şey geliyor, gördüklerim, duyduklarım aklımda bir çok şeyi tetikliyor. Bugün çimen kokusu ve bahar. Yarın başka bir şey, bilemem şimdiden.

Hem zaten bir kedim bile yok!
Yarın görüşürüz, ben yine yollardayım.

Not: Sezen Aksu'nun şarkısında mı vardı? Bir eşikten geçmekle ilgili bir söz?
Hatırlayamadım, o eşiğe içelim!

7 yorum:

1i yok mu? dedi ki...

Ben de son 3 gündür o baharı atlayıp ahanda burdayım dermişçesine açan güneşin tadını çıkarıyorum. İlk defa cumartesi günü güneş yaz aylarında olduğu gibi ısıttı bedenimi. İstanbul'un ortasında çayır çimen kokusu olmasa da güneşin o kavurucu sıcaklığı insana iyi geliyor.
Bir de şu var ki yazın gelmeyeceğini bilsen de hiçbir zaman çevrendekileri kendinden fazla önemseme... ;)

Caniş Kuş dedi ki...

Doğru hatırlamışsın..Eşikten atlamak sözü Sezen Aksu'nun bir şarkısında var;
Bazen daha fazladır herşey
Bir eşikten atlar insan..
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam...

Tibetin annesi dedi ki...

vallahi ben de güneşi gördüm Aslıcım. Yaz ne güzel bir mevsimdir yaaa! :)))

Meyra dedi ki...

bugünkü ankara güneşide beni çılgına çevirdi mutluluktan yaşasın güneş :))

Aslısın dedi ki...

1'i yok mu, o son söz yok mu, evet çok haklısın.

Caniş kuş, evet işte bu, sağol.

Sibel, mevsim gerçek mevsim o:)

Meyra, ohh çıkar tadını.

EminE dedi ki...

canım arkadaşım gözünaydın sonunda bahar, sonunda yaz..
kemiklerin ısınsın, kalemin durmasın :)

Aslısın dedi ki...

hihihi sağol canım arkadaşımm