24 Haz 2011

Karışık Kadın Kafası

Uykum olmasına rağmen sabahın köründe uyandım. Gece gelip, alelacele yıkadığım çamaşırları asmak yerine sabahın tadıyla kalmak istedim.

Bir gece önce, ağlamadığın halde ertesi gün gözlerin şiş uyanıyorsan, içine akıttığın gözyaşları acaba sen izin vermesen de; farkında olmadan, olması gerekeni yerine mi getiriyor?

Senelerce herkesten köşe bucak sakladığım yaralarımı açık ettiğimde; yalnız olmadığımı görüyor ve zamanında saklamak yerine açık etseydim, belki birlikte iyileşebilirdik, diye düşünmeden edemiyorum. 

Bazen, başkalarıyla o kadar benzer bereler taşıyoruz ki... Ama bunlara tabu gibi davranıyoruz, asla konuşmuyoruz, üzerinden çook uzun yıllar geçene kadar. Konuştuğumuzda kötü bir şey olmadığını görüyor hatta rahatlıyoruz da. Buna rağmen, öğrenmiyor, paylaşmak yerine saklamayı seçiyoruz, yaralar tazeyken. Konuşmak iyileştiriyor bir bakıma, zehir akıyor, temizleniyor. Bunu not almak lazım ve kendi kendine dertlenmeye de bir son vermek.

Bu hafta Cuma gelmek bilmedi. Her sabahı, Cuma sabahı sandım ve en sonunda buluşmamıza rağmen şimdi bir şey hissetmiyorum. Çok naz aşık usandırır derler ya, sanırım usandım.

Şu geçen haftanın hızına bakıp, yazın da bu kadar hızlı geçeceğini düşünmekten kendimi alamasam da; aslında bu kış için yaptığım planlara yaklaşıyor olmak, ilk defa yaz bitecek endişesini, hafifletiyor.

Hem Cuma'yı her gün beklediğini söyleyip, usanan hem de haftanın hızlı geçmesinden yakınan benim, evet. Çelişkilerle doluyum her zaman.
Çelen kazanıyor.

21 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Malum dertler paylaşıldıkça azalırmış derler...Allah sıkıntılara düşürmesin ...

mehbup dedi ki...

Yalnız değilsin.

Syrakusa dedi ki...

Nolucak senin bu halin be usta :) Sakin yaşa biraz. Bir de tiroidlerine baktır. :) Bugün cuma!

Aslısın dedi ki...

gök-türk amiin.

mehbup, evet hiç değiliz belki de.

syrakusa, ya deli be, evet valla öyle, cuma cuma cuma

Nursel Dokuzlar dedi ki...

Cumartesi, İstanbul, bebek, çimler, kahve, güneş, sohbet ,muhabbet :)

Aslısın dedi ki...

bir dakika nursel, gerçekten mi?
geliyor musun? bana saat ver hemenn

Küçük Mucizem dedi ki...

ben cumaları sevmiyorum . c.tesileri çalıştığım için :(

toprak dedi ki...

bence geçmişinle ilgili derinlere gömdüğün bişi varsa yaz, bir hikaye de karakterin ismi değişikte olsa yaz, sonra sen olduğun anlaşılmayacak bir yerde yayınla, çok iyi geliyor emin ol

Emine dedi ki...

çelişen karışıyor, çelen kazanıyor ne yaman bir çelişki bu :)
yazı dilini çok beğendiğimi söylemişmiydim arkadaşım :)

Aslısın dedi ki...

küçük mucizem, gerçekten üzüldüm senin için.

toprak, düşüneceğim, yaparsam haber vermem ama:)

Aslısın dedi ki...

Emine, söylemiştin ve söylemekten hiç bıkmamanı istiyorum utangaç suratlı çelişken aslı:)

soluk dedi ki...

haftaiçi ağır ağır geçerken, gün içinde stresten boğulurken, haftasonunun ışık hızıyla geçmesine gıcık oluyorum. ben de cuma gününü sabırsızlıkla bekledim, bekledim geldi sonunda. ama hemencecik geçip gidecek.pff.. çelişen bizdendir :) sevgiler...

cemre dedi ki...

hayat çelişkilerle dolu değil mi zaten? karakteristik özelliğimdir çelişki neredeyse göbek adım :)
birşeyi çok isterken bekleyiş süresinde bıkan, elde ettiğinde aslında istemenin asıl heyecan verici dönem olduğunu düşünen ben!
cumaları kısmen severim zira c.tesi çalıştığım için, ayrıca tatil için bir pazar kime yeter ki :))
sevgiler...

Aslısın dedi ki...

soluk, çelişmeyen de değildir hahah:)

cemre, göbek adını sevdim o halde ben:) ama ctesi çalışmanı sevmedim, çalışma boşver:)

femme fatale dedi ki...

canımın yandıgı seyleri anlatırsam bir daha yasıyorum sanki o yüzden susuyorum konusmuyorum nasılsına oo yee süper nasıl olsun diyorum. fark ettim ki insan ne hissetmek isterse onu düşünmeli ve aslı. son olarak think less live more. öperim

kosmos dedi ki...

İçimize attıkça hayata yerleşemiyoruz. Hep bir şeylerden endişe edebiliyoruz. Galiba buna "Aşil Sendromu" diyorlar... Bilin ki güzel ve yalnız ülkemizde birçok güzel ve yalnız insan sizin gibi...

Bu noto buraya düşüş sebebim, izninizle bu paylaşımınızı adınız ve blog adresinizle başka yerlerde de yayınlamak istiyorum.

Aslısın dedi ki...

Femme fatale ah nasil da haklisin. Hele o son soz ama olduramiyorum durmuyor dusunceler hic

Cosmos, sanirim haklisiniz. Tabii ki paylasabilirsiniz, tesekkur ederim

MAVİ TUTKU dedi ki...

Yaralar bildiğini okuyor. Yara iyileşmeden sen ne kadar iyileşmiş geçmiş gibi yapsan da boşa oluyor.

Yaraya göre..bazen aylar, bazen yıllar gerekiyor.. Peki tam olarak iyileşilebiliyor mu? Bu da yaraya göre, yaşanana göre değişiyor bence..

Aslısın dedi ki...

Haklısın Mavi Tutku ama bizim de yarayı tedavi etme şansımız var aslında. Bazen hep izinin kalacağını bilsek de.

didem dedi ki...

Hepimizin karman corman oldugu zamanlar oluyor. Disari caktirmiyorsun an geliyor durduk yerde gozun doluyor, herkes anliyor:)
Icini dokecek bir arkadas lazim o zamanlar. Icine at at nereye kadar ???

Sucuk dedi ki...

Bugün bir sürü yazını okudum. Çok şey buldum, kendimden, çevremden. İyi geldi, teşekkür ediyorum sessizce.

"Bazen, başkalarıyla o kadar benzer bereler taşıyoruz ki..." demişsin, sevdim bu kısmı. Benim de yeni yeni görebildiğim bir şey çünkü.