22 Haz 2011

Silkelenemiyorum

İnsanın kendisini içi boşalmış gibi hissetmesi ne demektir, bilir misiniz? Sanki iç organlarım en çok da kalbim yok gibi. Yerinde yeller esiyor ama hafif bir esinti değil, daha çok; büyük bir boşluk, ürperten, olmayan diğer uzuvların yokluğunu daha da vurgulayan...

Başımın içi ise boş değil, orada çok fazla ses var ama şu anda onları o kadar güzel bir müzikle susturmuş durumdayım ki. Susmuş olsalar bunları mı yazardın diyenlere sevgiler, çok akıllısınız. Susmasalar da müziği dinliyorum, hala söz geçirebiliyorum beynime, seslere ama o boşluğa söz geçmiyor işte.

Şu güzelim, pırıl pırıl günde ruh kararmasına sebep olduysam affola ama toparlayamıyorum bir türlü. -mış gibi yaparak her şey çok güzel, hayat bayram, bakın ben çok neşeliyim diye rol kesmeler bu sefer beni kesmiyor ki; sizi kessin.

Bir an yaramaz bir kız çocuğu olmak, türlü muzurluğu yapıp, annemi çileden çıkarmak istiyorum ama artık ne annem beni çekecek kadar genç ne de ben yaramazlık yapacak kadar fütursuzum. 

Hayatında çok fazla iniş çıkış yaşamayan, büyük bir mesele olmadığı sürece yola düz devam eden insanlara nasıl özendiğimi söylemiş miydim? Sanki onların bütün gel-gitleri, doymazlıkları bana transfer edilmiş de yollanmışım buraya gibi hissediyorum çoğu kez. Ben onların diyetini ödüyorum, sürünüyorum. Duygu sömürüsü yapıyorum şu anda. Yemeyin dostlar, adam ol, otur oturduğun yerde diyin, daha büyük iyilik yapmış olursunuz.

İnanın bana, öyle.

Şu anda denizden çıkan ve silkelenip üzerindeki tüm suyu etrafa sıçratan köpek yavrusu olmak istiyorum. Öyle sert silkeleneyim ki; dengemi kaybedip devrileyim yana doğru. Herkes gülsün bana sonra başımı okşayıp, öpsünler beni. Plajın en güzel kızı öpsün hem de.

Olamaz mı?
Sanırım bu seferki cık!
Olmaz.

17 yorum:

mehbup dedi ki...

Öpeyim :*

Aslısın dedi ki...

E bu da oldu, o halde. Olabilir yani:)

didem dedi ki...

Hayatinda inis cikis olmayan yoluna dumduz giden insanlara ben de ozenirim de onlarinki da pek bir sade pek bir heyecansiz degil mi?
Cilginca savrulmak degil ama az bisi hareket olmali bence.

Su dedi ki...

sen daha beni dinleme.

Syrakusa dedi ki...

Ben imrendim sana. keşke benim de içim boş olsa. Yaz sana yaramadı usta. Tatil ve uzaklaşmak lazım sana.

kara kitap dedi ki...

"Hayatında çok fazla iniş çıkış yaşamayan, büyük bir mesele olmadığı sürece yola düz devam eden insanlara özenen" biri de burda. gerçi çoğu zaman anlamıyorum onları. hayat nasıl dümdüz olabilir. bazen onları dugun bir göle kendimi bir akarsuya benzetiyorum.bazen geçtiğim yerler düz ve tertemiz, bazense paldır küldür yuvarlanıyorum uçurumlardan,kendimi kayalara çarpa çarpa.

Aslısın dedi ki...

didem, ya evet de ben biraz çılgın savruluyorum herhalde:))

su, en sonunda gazozuma atacaksın değil mi:)

Syrakusa'um, yaz güzeel, şu anda bir de kış olsa bileklerimi keserdim:))
Tatil lazım ama çook uzun bir tatil hem de.

kara kitap, beni yazmışsın, sana o kadarı diyeyim:)
Neyse dostlar yine de hayata şerefe:)

Küçük Mucizem dedi ki...

sanırım o bahsettiğn tipleme arasına giriyoruz ailecenek. ev - iş , iş - ev olan bir hayatımız var. haftada bir aileleri ziyaret ederiz. hayatta çılgınca birşey yapmayız. yapamayız. kimyamıza ters. uyuruz, uyanırız, yeriz içeriz bir daha uyuruz.

böyle bir hayata özendiğini hiç sanmıyorum.

1i yok mu? dedi ki...

Ya neden bilmiyorum ama ilk defa bu kadar etkisini bu derece etkili farkettim. Bütün bayanlarda bugünler bir gerginlik var. evet, önemsenmemesi gereken bir gerginlik var hem de.. Gezegenler mi yer değiştiriyormuş, bu ay tutulmasımıymış neymiş.. Onların etkileri kadınlarda hormonal değişikliklere neden oluyormuş. İnanmazdım ama gerçekten inanıyorum böyle şeylere artık ya... Bu kadar olur artık!

Tüm bunlar bir kenara... mimlendin ;)
http://1iyokmu.blogspot.com/2011/06/mim-merak.html

Aslısın dedi ki...

küçük mucizem, aynısını yaşıyorum da benimki içimdeki çalkantılar, yoksa günlerim aynı senin anlattığın gibi:)

1i yok mu, peki gezegenler suçluysa tamam o zaman:))
ya benim bir mimim daha vardı, onu hatırladımm:)

hatice dedi ki...

hayatımızdaki o iniş ve çıkışlar olmamış olsaydıda çok sade bir hayat yaşamış olurduk,engebeli yollardan geçtiğimizde bir sonraki engelde daha güçlü durabiliyoruz.maalesef hayat kimse için dümdüz değil bence.diyen varsa çıksan ortaya...

Aslısın dedi ki...

hatice, kendi kendimize yarattığımız engebelere ne demeli ama:(

Emine dedi ki...

sen o kadar sıkıntının, serzenişin üzerine gel de konuyu şeker gibi bir köpek yavrusuna bağla..üstüne bir de en güzel kızdan öpücük al..sonra da seni anlamamızı bekle..yok yok Aslıcım kesin teşhis, sen yazarken kendini tedavi ediyorsun zaten bize de bu süreci keyifle izlemek kalıyor :)

Su dedi ki...

evet kolana ;)

Aslısın dedi ki...

Emine, teşhisine diyecek bir şey bulamadım, hak vermek ve çok mutlu olmak arasında tuhaf şeyler hissediyorum şu anda. Kendimle ilgili kısmına hak verip, senin hissettiğine inanmak istiyor ve mutlu olmak istiyorum, bununla. Çok güzelsin.

Su, at ya at, ne olacaksa olsun.

cemre dedi ki...

ahh ahhh inan ben de çılgınca, kafasına estiği gibi yaşayan insanlara öyle özeniyorum ki :(
hayatım bir labirent misali dön dolaş aynı, monotonluk abidesiyim adeta..biraz yeni insanlar, hoş sohbetler, farklı mekanlar bana nasılda iyi gelirdi bir bilsen..
bu kısır döngüden o kadar sıkıldım ki cafenin kapısını bile kitlemeden, arkama bakmadan koşarak kaçıcam neredeyse...

Aslısın dedi ki...

Cemre hadi yap bir seyler. Kucucuk bir adim en azindan;)