8 Haz 2011

Ne canını?

Bütün olay, yapılanı kişisel algılamamakta, ben çözdüm.

Kişisel algıladığın anda "sen" algılıyorsun ve ondan sonra filtreler, o ana kadar başına gelenlerle kurduğun savunma mekanizmaların, önyargıların, aklınıza gelebilecek her türlü kısa yol tuşu devreye giriyor ve iletişim imkansız oluveriyor. 

Ne ben dinliyorum ne de o dinliyor. Sadece suçlayan ya da ne yaptığını biliyorum diyen bakışmalar, imalar, çözümsüz konuşmalar...

Neyse ki bugün, bütün o bakışlara ve sözlere rağmen bendeki "savunmaya geç, hadi yap bir şeyler" diyen içsesi susturdum. 
O da bana şans verdi, dinledi. Dinledikçe hak verdi, ben de ona hak verdim. Sonunda yardımlaşan iki insan haline geldik. Yerim, kedi canımızı.

Havanın güzelleşmesiyle bütün kış sevdalılarına inat, akşam iş çıkışı geç saatlere kadar gökyüzünün mavisi benim, sanki işe hiç gitmemişim gibi gün benim. Severim uzun günlerin, ılık havanın kedi canını.

Bazen hayat insana çok fena oyunlar oynuyor. İstemediğin ot yanında bitiyor, istediğin otu bulmak için dönüp dursan da; o hep saklanıyor. Beklemediğin anda, çok güzel bir sohbet oluyor, keyif alıyorsun. Hayatın sürprizlerinin kedi canını...

"İnsanın ruhu başka yere gidince, bedeni olduğu yerde rahat etmez" gibi bir söz duydum birinden,  ne doğru değil mi?

Benim çoook uzaklara gitmiş ruhumun kedi canını...

18 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Kesinlikle ruhu ve bedeni aynı yerde olmayan kadınları seviyorum anladım bir kez daha:)

Aslısın dedi ki...

deliii:) kızııımm, bölündüm diyorum bölündüüm:)

Nehir İda dedi ki...

Olsun olsun asıl birleştim dersen kötü bizim gibilere:))

büyük iskender dedi ki...

Her şey tamam gün ne güzel bitmiş anladım da. Kedilerle alıp veremediğin nedir yahuu :)

Aslısın dedi ki...

Eh peki nehir;)

Ya buyuk iskender seviyorum kedilerii;)

1i yok mu? dedi ki...

İletişimsizliği kırmanın tek yolu karşı tarafa bir şans daha vermek. Ama iki taraflı... Ancak o zaman işler yoluna girer.

İlkbahar aşıklarından olamasam da doğa, bana bu mevsimde sunduğu o mis havayı solumama, sıcak rüzgarın tenimi okşamasına izin veriyor.

Oynanan oyunlara hazırlıklı olmalıyız. Zor değil, sadece geniş düşünmeli, herşeyi beklemeliyiz bu evrenden.

Aslısın dedi ki...

Evet iste tam da bunlar 1i yok mu

Emine dedi ki...

yine Aslıca bir zeka ve bakış açısı..arkadaşım yaa bir ben mi böyleyim yoksa herkes benimle aynı fikirde mi?her paragraf ayrı bir yazı olabilecek nitelikte..ne diyim özendim valla :)
heee bir de üstüme alındım inat kısmını :P

not:sen ondan durduğun yerde duramıyorsun anladımmmm :))

didem dedi ki...

Kisisel almamak lazim dedigin gibi ama durup dusunmeden once derhal herkes kendini savunmaya geciyor. Kendi kendine yorumlar getirip olayi buyutup daha da dallandirip budaklandirip isin icinden cikilmaz hale getiriyoruz. Sogukkanliligi korumak onemli bence.

Syrakusa dedi ki...

Durun! Siz evlenemezsiniz siz kardeşsiniz..
Ha! Pardon ya. Yanlış oldu.
:)
Ruhun huzurla dolsun Aslıcık :)

Aslısın dedi ki...

Eminee, yazsana hadi konulari;) ben uzun yazmiyorum. Kis kismini bir de adasim var, ikiniz uzerinize alabilirsiniz hahaha;)

Didem kesinlikle olay sakin kalabilmekte, cok haklisin.

Aslısın dedi ki...

Syrakusa'um, en cok ona ihtiyacim var degil mi;)

Tibetin annesi dedi ki...

Bedenin yaşayamıyorsa, bırak ruhun yaşasın... zaten öncelikle mutlu olması gereken o değil mi? ruhun mutlu, sen mutlu ;)

Azze dedi ki...

Mutluluk mırıltıları mı bunlar?

Çoğüzel gerçekten, kedi canınızı sizin :)

Dışavurum dedi ki...

Evet Aslı kişisel algılamamlı bence de, karşımızdaki kendi düşüncesini ifade ediyor, kendi sözleriylle, biçimiyle. Olayla ilgili algısını ortaya koyuyor.
İyi bir davranış yada sözse bize uygulanan ama onu kişisel algılayabiliriz :)

Aslısın dedi ki...

Sibel, sarki gibisin;)

Azze, Hihi kedi caniniii

Disavurum, guzel taktik valla;)

CEPAYNASI dedi ki...

uzun ve ılık-sıcak gün...
hayat daha güzel yazın:)

Aslısın dedi ki...

cep aynası, ılık güzel de yanıyoruz be bugün:))