25 Eki 2011

Bu sefer rehavet yok

Yeni bir gün. Soğuk bir sabah.
İnsanın aklına, buradan uzaklardaki insanlar geliyor. Evlerini, sevdiklerini kaybetmiş insanlar. Yine de hayata tutunmaya çalışan. Sonra, onlara yardım etmek için ilk günden elinden geleni yapan, gücünün yettiğini ortaya koyan insanlar. Cebindeki son kontörü bağışlayan, sahip olduğu ikinci montu, ihtiyacı olana gönderen.

Zaman, bizden daha şanssız insanların yanında olma zamanı. Laf kalabalığı yapmadan, birbirimizle kavga etmek yerine, başka ne yapabilirim diye düşünmek zamanı. Bir hafta sonra, haberler artık bundan bahsetmese de; çok uzun bir süre hayatı normale dönemeyecek insanları, aklında tutup, yardıma devam etme zamanı.

Bugüne kadar kaybettiğimiz ve aklımızdan çıkaramadığımız eski sevgililere, anılara sahip çıktığımız gibi, endişelenmek, üzülmek için değil, bir şeyler yapmak için hafızayı taze tutma zamanı.

Günlerdir, yazamıyorum, yorumlayamıyorum. Ne diyeceğini bilememekten, üç gün içinde ağzımıza pelesenk olmuş sözlerin tuzağına düşmeden, ben elimden geleni yaptım diyerek, kendimi rahatlamış gönül tellerinin rehavetine bırakmamak için. İçimdeki üzüntüyü, sıradanlaştırmamak için.

Sıradanlaşır ve beni rahatsız etmekten vazgeçer diye, korkuyorum. 
Bu yazı, kendim için.

20 yorum:

Azze dedi ki...

Tam da bu sebepten benim de sessizliğim...

Aslısın dedi ki...

azze, biliyorum ve o kadar iyi anlıyorum ki. şimdi biri yine bir yazı yazmış, türk-kürt ceza, vs. gerçekten artık kalbim kaldırmıyor okuduklarımı.

Azze dedi ki...

Ben algılayamıyorum bile.

İnsan canı. Annesi bebeğini emzirirken yakalanmış, al kadar bebeler internet kafede oyun oynarken. Milliyeti olmayan insanlık hallerindeyken.

Gerçekten algılayamıyorum.

Bero dedi ki...

Bu son günlerde olanlardan garip bir şekilde çok etkilendim ben. Çok garibim, anlatmak güç tatlı aslı.
Bero.

'Berhan'Ca dedi ki...

Mücadele etmeye mecburuz.. Hepimizi için.. Gelecek için..

A-H dedi ki...

Ne diyecegini bilemeyen, eli yazmaya gitmeyenlerin sesi olmussun Asli, o yuzden bu yazi sadece kendin icin degil emin ol cogumuz icin.

Aslısın dedi ki...

bero, anlıyorum çünkü anlatamadığım bir ruh halindeyim. bugün konuşabiliyorum, konuşamıyordum da.

berhanca, evet vazgeçmeden. başka çare yok.

Emine dedi ki...

yine tercüman olmuşsun hislerimize Aslı'm :(

GÖK-TÜRK dedi ki...

Ve zaman olabildiğince BİR olma zamanı...Kim ne derse desin...

Parpali dedi ki...

Acının kalbinden değil belki ama, insanın kalbinden yazılmış kelimeler bunlar. Sırf bunu hatırlamak için bile yazmalı insan. Unutmamak, unutturmamak için. Ne iyi ettin.

Aslısın dedi ki...

A-H, Emine, tercüman olduysam ne mutlu bana, unutmayalım. yapmamız gereken bu.

gök-türk, bir olmak. o kadar.

parpali, sağol parpali, çok sağol.

ŞÜKRAN dedi ki...

Kısaca Berhan'Ca nın da dediği gibi gelecek için, çocuklarımız için mücadeler etmek zorundayız başka lüksümüz olamaz. yazdıklarına gönülden katılıyorum canım,sevgiler..

Aslısın dedi ki...

Şükran, haklısın.

HerbiRenk dedi ki...

git gide maddeselleşiyoruz çünkü, maneviyatımız düşüyor, ben kendimde bile hissediyorum bazen bunu, ama asıl olan unutmamak benliğini, kimliğini en önemlisi İNSANLIĞINI!

beenmaya dedi ki...

bu yazı sadece kendin için değil. benim için aynı zamanda. bizler için. kaybettiğimiz yunus için ve bir o kadar kazandığımız, inadına yaşayan, umudun adı olan 14günlük Azra bebek ve annesi için!

hemera-nyks dedi ki...

cidden tercüman olmuşsun hislerimize. eline sağlık.
-
hemera

Aslısın dedi ki...

herbirenk, blogundaki atkı, bere örme etkinliği çok hoşuma gitti, hafızaları da taze tutar, onları bekleyen zor kış şartlarında, belki bir yardımı olur, diye.

beenmaya, çok üzgünüm.

hemera,, sağol canım.

K.C.S. dedi ki...

Bazen aynı korkuyu bende yaşıyorum...

sanem dedi ki...

Aslisin yüreğine sağlık.Çok güzel ifade etmişsin.Umarım Vanda'ki kardeşlerimizin yaralarını elbirliğiyle sararız.Sevgiler.

Aslısın dedi ki...

k.c.s, korku belki diri tutar bizi, kimbilir.

sanem, çok teşekkür ederim, umarım öyle olur.