27 Eki 2011

Ne yapmalı?

Biri "ne yapmalı?" yazmış.
Gitmeli bence. Buradan çok uzaklara. Kimsenin bizi tanımadığı, yüzümüze "seni bir yerden tanıyor olabilir miyim?" ifadesiyle bakamayacağı, herhangi bir yere.

Çok uzaklara gitmeli. Kendinden bile uzaklara. Kendini yeniden aramak, yeniden bulmak için gitmeli. Bu sefer, daha az tırnak izli, daha az yara almış bir "ben" bulmak için gitmeli. Yemeklerin tadının, kokuların farklı olduğu bir yere. Tanıdık bir tane bile şarkıyı duymayacağımız, belki şarkı bile duymayacağımız bir yere. Müziği farklı, müzik aletleri, şarkı söyleme şekilleri farklı bir yere.

Alışkanlıklarımızı, ben bunu çok severimlerimlerimizi, asla istememlerimizi, arkamızda bırakıp; yeni alışkanlıklar, sevmeler, aslalar bulmaya.

Küçükken elimden düşürmediğim, arka bahçede, okuduklarımı hayal dünyamda tekrar ettiğim Define Adası kitaplarındaki gibi define aramaya gitmeliyiz. Definenin ne olduğunu bile bilmeden, bulduğumuzda beklentisiz, sevinmek için gitmeliyiz.

Dedim ya, gitmeliyiz. 
Uzaklara...

Dinleyin: Yeni Türkü / Dönmek

14 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Yeri gelse de gelmese de göz alabildiğince uzaklara gitmeli;nefes alabildiğince derinlere dalmalı,belki de sadece unutmalı....

Sokak Kedisi dedi ki...

Offf Aslım oof... Bir gün, umarım.

Sokak Kedisi dedi ki...

Offf Aslım oof... Bir gün, umarım.

A-H dedi ki...

Gitmek cozum degil ki be Asli, gittigin an ozlemeye basliyorsun o en nefret ettiklerini bile.
Gidiyorsun ama aklin, kalbin, ruhun hepsi ardinda kaliyor. Ve sen hep bir yanin eksik yasiyorsun hic tanimadigin insanlarin, bilmedigin yemeklerin, farkli kokularin diyarinda...

Ahmet Coka dedi ki...

gidebilmek için önce vazgeçebilmek gerek...

bizi olduğumuz yere mıhlayan nelerden vazgeçebilirsiniz?

iphone'larımızdan vazgeçebiliyor muyuz? ya da işimizden? ailemizden? eşimizden? çocuğumuzdan? arkadaşlarımızdan? arabamızdan? kedimizden? kariyerimizden? hırslarımızdan?...

vazgeçebileceklerimin muhasebesini yapıyorum ben şimdilerde. vazgeçemeyeceklerinizi minimum'a indirelim. bunu yapınca uzakların ayağımıza kadar geleceğini düşünüyorum. çünkü hayat zamanın ellerine bırakılmayacak kadar güzel...

bir de dün küçük bir söz okudum, paylaşayım "mutlu değilsen yerini değiştir çünkü sen bir ağaç değilsin"

teşekkürler aslı

Onur dedi ki...

Doğu... Uzakdoğu... Tibet... Sessizlik... Dinginlik... Huzur... İç huzuru...

Pilli Petro dedi ki...

benim de sık sık gidesim geliyo taa uzaklara

özge dedi ki...

benzer duygularla şunu paylaşmıştım zamanında bloğumda, onu anımsattın bana:

http://peacelilyozge.blogspot.com/2011/09/hurriyet-gazetesi-bekir-coskundan.html

hemera-nyks dedi ki...

hadi gidelim.
-
hemera

sestod dedi ki...

"Simyacı" geldi aklıma, gidesim geldi bir yerlere... Çekip gitmek... Dediğin gibi Beni tanıyan herkesten uzak...

OnlyVY dedi ki...

Her defasında aktarmayı dusundugum ve seni okdugumda "işte böyle dizelere benziyor yine" dedigim ... Gitmek! evet .. Ayrildigimiz yerde birakarak agirliklarimizi.... Gitmek... Yoksa sadece yer değiştirmiş olup belki de kacacağız .....

OnlyVY dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
AVRAM dedi ki...

Kavafis.. Başka şehir yok..

Sonyaprak dedi ki...

----Elinize sağlık. duygularımı yeşerttiniz.

Gitmek...
"bakkala ekmek almaya gidip, bir daha geri dönmemek istiyorum"

Gitmek istiyorum, ama henüz gidemiyorum. Yapmam gerekenler var.
bunların bitmesini bekliyorum. Zor bir bekleyiş bu bana. Ya diyorum gitmeden, gitmekten vazgeçersem.

Kiracı gibi yaşamalı hayatta diye söylerler. Hayat kısa...