24 Ağu 2010

Kırk Dönüm Bostan, Yan Gel Yat Osman


Ben şimdi iki gündür izindeydim. Genelde yaptığım gibi evden hiç çıkmadım.
Ama bu sefer, değişik bir şey yaptım ve televizyon izledim. Normalde, saçma salak programları ve dizileri, sırf güzelim akşamlarım ne olduğunu anlamadan geçmesin diye seyretmiyorum.

İki gündür, rutinden çıktım ve herkesin bahsettiği ama hiç izlememiş olduğum Yemekteyiz programının, tekrarı olduğunu sandığım kısımlarını izledim. Üzerine, Grey's Anatomy dizisinden uyarlama Doktorlar'ı seyrettim.


Hala hiçbir akşamımı feda edemem; bunları izlemek için ama gündüz vakti, boş boş otururken, hep özendiğim ev kadınları gibi program izleme fikrine bayıldım. Sanırım okuldan mezun olur olmaz işe başlamamdan mütevellit, evde vakit geçirme fikri benim için fantazi değerinde.
Yani işe gitmek zorunda kalmadan, "evde öylece vakit geçirebilirsin, Aslı" dese biri bana, rahatlıkla tahrik olabilirim bu sözlerden.


Yarın yeniden işe başlıyorum ve acaba Burcu, kendi günü geldiğinde; ne yemekler hazırlayacak ve misafirlerini nasıl ağırlayacak, o Duygu paçozu daha ne şuursuzluklar yapacak, gibi sorular var kafamda.
İşe başladığıma mı yanayım, böyle lüzumsuz bir içte kalma hissinin peydahlanmasına mı yanayım?

İçimden bir ses "evde bu programları izleye izleye beynin saksıya döner, sen git çalış, saksını da çalıştır" diyor ama içimdeki tembel de "ama beni daha ne kadar görmezden geleceksin?" diye isyan ediyor.


Sırf para için tembelin aklına uymuyorum.
Daha doğrusu mecburen uyamıyorum, elimde olsa anında en yakın arkadaşım olur da...
Hayat şartları, ne yaparsın?


Not: Sakın evde sıkılırsın falan demeyin, azıcık da öyle sıkılayım, öbür türlü sıkılmayı 15 yıldır deneyimliyorum. Bir faydasını görmedim şimdiye kadar.
Para mı? O da ne?

Görsel: Irisz Agocs - Tired Pig

15 yorum:

Azze dedi ki...

Aslıcım,

Nazikçe uyarmışın ama,

30-45 gün evde boş boş oturup da saksı yaptıktan sonra beynini, sıkılmanın doruk noktasına ulaşıyor insan. Tekrar işe döndüğünde ise (ki yeni bir iş bulacak kadar şanslı isen) en basit 4 işlem için bile hesap makinasına ihtiyacın olduğunu görüyorsun ki, işte en acı geleni bu. Beyninin kasları zayıflıyor ayol!

Sibel dedi ki...

Arasıra boş şeylerle de ilgilenip hayatta bizi sıkar gibi görünen şeyleri ne kadar değerli olduğunu görüyor insan. işte bu yüzden hobiler edinmek gerekir ki emeklilikte denizden çıkmış balığa dönmeyelim.
şükret şimdi bak "bankacı" olduğuna ;)

Adsız dedi ki...

SANA AYNEN KA-TI-LI-YO-RUM !!!

İST.

Sokak Kedisi dedi ki...

Tam 14 yıl çalıştıktan sonra anne olmak sıfatıyla birlikte "ev kadını" mertebesine ulaşmış bir insan evladı olarak diyorum ki, yok güzelim. Çalış sen. Ama çok bunalıyorsan işini değiştir, dün gece yemekteydik ve 16 kişilik masada tam 7 tane bankacı vardı, hepsi ayrı dertliydi. Daha mutlu olacağın bir yola sür gemini ama o yol ev değil inan ki.

Öyle komik oluyor ki evkadını oluyorsun ama olamıyorsun aslında. Diğer ev hanımları seni anlamıyor, ortak bir diliniz olamıyor haliyle görüşmekten keyif de alamıyorsun.

E çalışan arkadaşların bütün vakti işlerine gidiyor, kendini uzayda gemisi bozulmuş da kazayla Dünya'ya intikal etmiş bir uzaylı gibi hissediyorsun. Ben dengeyi kurana kadar sinir harbi halinde yaklaşık 5 yıl harcadım, aman diyeyim sana da.

TV mi??? Geç onu da AslıCan'ım, inan hiç bize göre değil...

Para kazanılmadığı zaman adamın asabını daha çok bozuyor bu arada :)

3yedi75 dedi ki...

yazınızın 'osman' kısmını begendim.
evde oturma kısmına da aşık oldum.

Aslı dedi ki...

Azze: Ya o tarafı yaşamadığım için söylüyorum böyle, hak veriyorum sana da ama kalın kafam anlamak istemiyor işte :)

Sibel: evet emeklilikte de kasalar dolusu biriken paracıklarımızı sayarız artık :))

İst.: Katılırsın tabii, sen de bendensin :)

Sokak Kedisi, ya haklısın da bir ortası yok mu yahu şunun?

Bero dedi ki...

Sanirim en iyisi haftada 20 saat çalışmak.
Ama ne yazık ki ulkemizde böyle olanaklar yok.
Çok ciddi gördüm kendimi ;)

bad-ı saba dedi ki...

valla ben 2 ay çalışmıştım ya Aslı, işte ordan ayrıldığımda sanki kendimi emekli olmuş gibi hissettim. dedim yaşasın işsizlik!:)
ama tabi bu şu anda baba parası yiyor olmanın verdiği rahatlıktan dolayı idi:))

Aslı dedi ki...

Bero: Çok ciddisin gerçekten ama tam da dediğin gibi bir çözüm bana ilaç olur bak. Hem saksı çalışmaya devam eder hem ben saksı olabilirim :)

bad-ı saba: yaşasın işsizlik :) bu da iyiymiş.

Su dedi ki...

Ev hayvanim benim.

Eliza Doolittle dedi ki...

Basliga bayildim kuzum bayildim..hic duymamisim :)
Iki is arasinda boyle bikac haftalik bi ev kizi programlanma halim olmustu, yalan diil, kisasi pek keyifli geliyo..ama azi karar cogu zarar tabii :)

Aslı dedi ki...

Su: olmak istediğim şey, ilk gençlik yıllarımdan beri.

Eliza'm: başlığı annem çok kullanır, ondan öğrendim ben de:) Çoğu zarar mı bilemem, deneyelim görelim :)

Aslı dedi ki...

3 yedi 75: oturma kısmını ne kadar sevdiğini tahmin edebiliyorum :)

Euphoric dedi ki...

şimdi ben kel alaka bir soruyla geldim. Akşam işten geldikten sonra tv karşısına uzanıp resmen yorgunluktan sızıyorum. "bankacılık" gereği :)
tvdan nefret ediyorum ama bişey yapmaya halim kalmıyo ya da kendimi öyle şartladım bilmiyorum. sen akşamlarını nasıl değerlendiriyosun?

Aslı dedi ki...

Euphoric bence alakalı olmuş soru :) Haftada bir veya iki kez arkadaşlarımla görüşüyorum, evdeysem de film izliyorum, kitap, internet derken ben de öylece vakit geçiriyorum. İşte böyle, araya reklam almıyorum yani :)