Çok üzüldüğümü, acı çektiğimi, seni unutamadığımı düşünüyorsun. Değil mi?
Seni ilk gördüğüm gün biliyordum, bütün olacakları. Yine de engel olamadım kendime, olmadım. Karışık, sahtekar ama bir o kadar da çekici bakışların, bende kalsınlar bir süre, istedim. Tadını çıkarmayı arzuladım, nefes aldığım o anların. Çıkardım da.
Arkasından, gözyaşı, nefret, acı, yaşanması gereken ne varsa, gelecekti. Biliyordum ama bile bile lades demek, hayat tarzımdır benim. Hüzünlü baktığımı söylerdin hep, oysa hüzün değildi o gözlerimdeki; olacakları önceden gören bir insanın, bulunduğu ana tamamen kendini veremeyişiydi.
Alışmışsın kalp kırmaya, ardından bakan gözü yaşlı kadınlara. Beni de onlardan biri sandın, sadece biraz daha fazla önemsedin. Sebebi, beni daha çok sevmen değildi. Emin olamamandı sadece.
Yeterince acıtacağından emin olamadın. Arkanda bir enkaz bırakacağına inanmak istedin ama bu sefer güvenemedin, kendine. İyi de ettin. Şimdi hala beni düşündüğüne eminim. Benden af dilemeyi bile düşünmüşsündür hatta. O kadar vazgeçilmez, o kadar büyülü görüyorsun ki kendini; acı verdiğin her kadının, bir daha asla eskisi gibi olamayacağını düşünüp, kendini tatmin ediyorsun, sahtekar bir hüzünle.
Sen, sadece yolcuydun. İzin verdim biraz nefeslenmene. Sana evimin tüm kapılarını açmadım, hiç. Sadece bir odaydı sana verdiğim. Kalman gereken süre içinde yaşadın, o odada. Orayı bir ev zannederek.
Üzülüyorum senin için. Kendine bakmaktan, etrafını göremeyeceğin, gerçekten birine kalbini vermenin ne demek olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağın ve bu yüzden de gerçekten aşık olamayacağın için.
Sana bunları hiç söylemedim. Söylemeyeceğim de. Anlaman için gerçekten "bakabilmen" gerek. Ve canım, sen bakmayı bilmiyorsun.
Üzgünüm senin için. Senin gibi davrandığım için affet beni.
Affet.
24 yorum:
Çok uzun bu okuyamadım :P Kadın olunca söz konusu bu kadar uzun oluyor demek :D
pek çok satırı kendi ağzımdan dökülmüş gibi okudum çok fenasın çoook :))
aslı yahu bu yazıyı yazman bile aslında yazdıklarınla çelişiyor...(olayın gerçek olduğunu farzediyorum sazanlık yapmayım durduk yerde ehi:)
kötü, kalp kıran, umursamayan çekip giden kalpsiz oğlan...
naif hiçbi günahı olmayan çok seven buna rağmen kalbi kırılan kadın...
o kadar klasik ki.
tavsiyem önce oturup yahu ben naptım? nerde yannış yaptım? yaptım mı? diye bakmak...
sağlıklı olan budur.
bide abiyi dinlesek kimbilir bize neler anlatacak.
çünkü sadece senin annatığın kadar biliyoruz biz onu.
sen böle anlatırsan böle algılarız...
tanımıyoruz ki.
e tabi bide ayrılmanın daha dorusu terkedilmenin öfkesiyle ve hazmedilmeyişiyle istese de objektif olamaz insan...
ha bi de küfür etmek yok dost acı söyler.
valla bize öle öğrettiler :)))
temem temem edersen de içinden et alınırım vallahi :))
Aslıcım çok beğendim...
O ev sandıkları oda kafalarına yıkılasıcalar! Arkalarında bırakmaya alıştıkları viranelerden beter hale gelesiceler!
Neyse, ommmmm. Sakinim.
Çok iyi bir yazı olmuş ..
Birçok kadının içinden geçeni yansıttın belkide ..
Cute bravo sana;)
Pilli, ben bir sey yapmadim;)
Absalom;))) iki gece once gece parkta yalniz bir adam gordum ve bundan bir onceki yaziyi yazdim oylesine. Sonra da uleen bunun kadini ne derdi diyip onu yazdim. Basimdan gecmedi. Ben bu kadar akilli degildim, evlenmeden once;)). Ancak yaziyorum iste;)
Kitap kurdum, tesekkur ederim
Amalth sakin beneyim evett;))
Charcoal, sagol. Belki evet oyledir;)
reamonn supergirl:)
Adam ne kadar ayazda kalırsa kalsın, kadın kadar üşümemiştir. ;) çok güzel ikili oldu ;)
"Aslı'mmm..."
Başka da bişe demicem. Sen nasılsa anlıyosun beni...
Seviyorum seni.
Pai.. ;)))
Pek beğendim ,tebriklerimi saçarim:-)
eline sağlık. çok güzel yazmışsınki :D
-
hemera
Of!
Kurgulamak zor iş olsa gerek, bende deneyeceğim bi gün :)
"Hüzünlü baktığımı söylerdin hep, oysa hüzün değildi o gözlerimdeki; olacakları önceden gören bir insanın, bulunduğu ana tamamen kendini veremeyişiydi."
Tebrikler, tebrikler... Zihnimde bıraktığı hazdan dolayı şapkamı çıkartıp, emeğin ve duyarlılığının karşısında saygıyla eğiliyorum...
yazı güzel, hisler güzel, kurgu süper. ellerine sağlık ama üzülerek absaloma katılıyorum. biz kadınlar en güçlü olduğumuz zamanlarda bile bir bakışa bir duruşa kurban gideriz. hep aynı hatalar, hep aynı başlangıçlar ve hep aynı sonlar yaşarız. bu iyi midir kötü mü bilemem ama ben kadın olmaktan mutluyum yine de.
Bazende gozlerin huzunlu baksa bile anlamaz karsindaki. Anlamamak bazen daha kolay.
mehmet severim o şarkıyı:)
vilim, ikili iyidir:))
Pınar, canım, karşılıklı sevgi bu:)
sitare, teşekkür ederim:)
hemera teşekkür ederim ki:)
kcs, of deme sen:(
funda, içinden gelir, bekleme bile.
mrna, çok teşekkür ederim, çok.
gönlümünbayramları, ben de memnunum, iyiyiz böyle:)
didem, anlamazdan gelmek de:)
Aferin kadına ,kadın dediğin işte böyle olacak helal olsun .Adama ne iyi oldu .
krakerim, olsun be olsunn:)
Cok acimasiz olmus bence, kadin yaniliyor bazi noktalarda, erkegin yanildigi noktalarda ustelik. Acittigi kismina katiliyorum.
Çok sevdim yazınızı
Bazı insanlar vazgeçilmez olduklarını zannederler. Boş övgülere o kadar alışmışlardır ki,
bununla yaşarlar. Aslında sevdikleri sadece kendileridir. Ve büyülü gözükmek adına kendileri olamazlar. Aslında kandırdıkları sadece kendileridir...
Hmm.. Tanıştık mı biz? :) Evet o kadınlar asla aynı olmuyor, güçlü, akıllı ve dominant oluyorlar hayatlarının kalanı boyunca.. (ehömm ben değilim yani, tanıdığım böyle kadınlar var :P ) Dolayısıyla parktaki o adamın, o kadının başına gelen en iyi şey olduğu ortaya geç de olsa çıkıyor... Parktaki o adam o kadının sondan bir önceki ilişkisi oluyor nedense ;)
Ellerine sağlık. Kurgulanmış bir yazı için ne kadar gerçekti!
Hüzünlü baktığımı söylerdin hep, oysa hüzün değildi o gözlerimdeki; olacakları önceden gören bir insanın, bulunduğu ana tamamen kendini veremeyişiydi.
Yorum Gönder